Pazartesi , 29 Mayıs 2017
Anasayfa » BEATPAZARI » Aşırı kıskançlık tedavi edilmesi gereken bir sorun mu?
kıskançlık

Aşırı kıskançlık tedavi edilmesi gereken bir sorun mu?

Kıskançlık; normal sınırların üzerinde hissedildiğinde birçok insanın yaşamını olumsuz etkileyen duygulardan birisi. Kıskançlık sıklıkla sevilen bir kişinin kaybedilmesi ya da bir ilişkinin bitmesi korkusundan kaynaklanıyor ve bu korku beraberinde hayatı olumsuz etkileyen duygusal bir yoğunluğa neden oluyor.

Kıskançlıkla çoğu zaman; öfke, değersizlik, mutsuzluk, yalnızlık ve çaresizlik, kendini değersiz görme duygularını ve özgüven eksikliğini de beraberinde getiriyor. Kıskançlığın insanları duygusal bir çıkmaza sürüklediğini belirten Acıbadem Bursa Hastanesi Psikoloğu Dr. Deniz Erden, “Kıskançlık hissine kapılan kişi kıskandığı kişileri aşırı sahiplenerek boğmaya başlıyor. Kıskanılanın bu rahatsızlığı da beraberinde kişiden uzaklaşma eğilimini getiriyor. Bu uzaklık da daha çok kıskanmaya neden oluyor. Bu sarmal, kıskançlık yaşayan kişilerin hayatında ciddi travmalara neden olabiliyor” diyor.

Bireylerin sevdikleri kişileri kaybetmek istememesi ve onları kıskanması normal bir duygu. Ancak bazı durumlarda bu duygu anormal bir yoğunlukta yaşanabiliyor. Bu durumda hem kıskanan hem de kıskanılan için zorlu bir dönem başlıyor. Acıbadem Bursa Hastanesi Psikoloğu Dr. Deniz Erden, kıskanma duygusunu uç noktalarda yaşayan kişi için tehlikeli hale gelen bu sorunun mutlaka tedavi edilmesi gerektiğini belirtiyor. Aksi takdirde kıskanç kişinin hayatı çekilmez hale gelirken, yakınları da bu duygusal durumdan olumsuz etkileniyor.

Değer ölçümü…
Kıskançlığın altında şüphesiz birçok neden yatıyor. Bu nedenlerin arasında en sık görüleni, kişinin karşısındakinin zihnindeki değerini ölçme çabası. Kıskanç kişiler için bir süre sonra olaylar ve kıskanma süreci kıskandıkları birey ya da nesnelerden daha önemli hale gelmeye başlıyor. Bu durum kimi zaman tamamen bireyin kendi takıntılarıyla ilgili olabilirken, kimi zamanda karşısındakinin davranışları tetikleyici olabiliyor. Yapılan araştırmalar, kıskanılan kişilerin sıklıkla durumdan şikayetçi görünürken içsel bir menfaat ve tatmin duygusu yaşadıklarını gösteriyor. Bu menfaat ve tatmin duygusu, zamanla karşısındakini kışkırtma eğilimi ile sonuçlanabiliyor. Kıskançlık sorunun gözlendiği durumlarda kıskanılan kişinin mantık aramaktansa bu duygunun nedenlerini algılamaya çalışması gerektiğinin altını çizen Dr. Deniz Erden, “Kıskanan kişilerin de bu duygu haliyle sevdiklerine bilinçaltında ne anlatmaya çalıştığını tahlil etmesi gerekiyor” diyor.

Sevilmeme korkusu…
Kıskançlık duygusunun altında yatan birçok sorun olmakla beraber, en sık gözlemlenenler arasında özgüven eksikliği, karşı tarafa güvenmeme ve karşı tarafı kaybetme korkusu yer alıyor.

Kıskanan kişi geçmişte güveninin sarsılacağı bazı olaylar yaşamış olabiliyor. Erken bebeklik ve çocukluk dönemlerinde yaşanan olumsuz bağlanma süreçleri ve tetikleyici olaylar, kişinin ruhsal gelişimini olumsuz yönde etkileyebiliyor. Özellikle çocukların erken yaşlarda ailelerinde tanık oldukları aldatılma gibi güven sarsıcı bir durumun yaşanması ve bu süreçlerin çocuklara özensizce yansıtılması, ruhsal gelişimlerinin bozulmasına ve aşırı kıskanç bireyler olmalarına neden olabiliyor. Ergenlik dönemine kadar böyle bir sorunla karşılaşan bireyler, ilerleyen yaşlarda kendi romantik ilişkilerinde güvensiz hale gelebiliyor. Bu durumdaki kişi, önlenemez bir şekilde herhangi bir belirti olmaksızın takıntılı olarak kıskançlık hissediyor ve sevgiden mahrum kalma korkusu, sevildiğini görmesine engel oluyor. Kişi, kıskançlık duygusunun onu bu olumsuz sonuçlardan koruyacağını sanabiliyor. Bazen kıskançlık duygusuna; öfke, değersizlik, mutsuzluk, yalnızlık ve çaresizlik duyguları da eşlik edebiliyor.

Hatalı davranışlar kıskançlığı tetikliyor
İkili ilişkilerde yaşanan bazı olaylar da kıskançlık duygusunun aşırı yaşanmasına neden olabiliyor. Özellikle; kişi sürekli olarak eşi tarafından aşağılanıyor, yetersiz görülüyor ve sürekli eleştiriye maruz kalıyorsa özgüven eksikliği yaşaması ve bundan dolayı da eşini kaybedeceği korkusuna kapılması kaçınılmaz oluyor. Dr. Deniz Erden; “Sıklıkla sevdiklerini aşağılayan ve onlara kendilerini yetersiz hisseden bireylerin de bu davranışlarının temelinde özgüven eksikliği ve terk edilme korkusu yatabiliyor. Kendini sevdiği kişinin zihninde değersiz hisseden kişi onu daha çok kıskanmaya başlıyor. Kötü davranan taraf da, bu davranışlarının sevdiği kişiyi kendisine bağımlı hale getirdiğini görüyor ve kötü tutumlarını devam ettiriyor. İki taraf için de bu duygu ve davranışlar bilinçaltı boyutunda yaşandığı için farkındalık ve çözüm üretme süreci başlatılamıyor” diyor.

‘Sevdiğini kendine saklama’ takıntısı
Aşırı kıskanç bireyler, birçok karmaşık duyguyu bir arada yaşıyor. Kronik durumlarda kişi davranışlarındaki dengesizliği fark etmesine rağmen buna engel olamayabiliyor. Kıskançlığın kontrolden çıktığı durumlarda, bireyler sevdiklerini sürekli takip edebiliyor, telefonlarını, mesajlarını, bilgisayarlarını kontrol edebiliyor. Sahiplendiği kişiyi başkalarıyla iletişim halinde olmaması için eve kapatabiliyor, ailesi ve arkadaşlarıyla görüşmesini dahi engelleyebiliyor. Böylece birlikte olduğu kişinin kimse tarafından görülmeyeceğine, fark edilmeyeceğine inandığından içi bir nebze olsun rahat edebiliyor ama yine de günün belirli saatlerinde kontroller yaparak bu durumu sağlamlaştırmak isteyebiliyor. Bu davranışın hedefinin sıklıkla kadınlar olduğunu belirten Dr. Deniz Erden; “Erkeklerin kıskançlıkları daha tehlikeli boyutlarda seyredebiliyor. Bunun en önemli nedenlerinin başında sahip oldukları fiziksel güç geliyor. Aşırı kıskanan erkek, birlikte olduğu kadına duygusal ve fiziksel şiddet uygulayabiliyor ve bu kişiyi tehdit etme noktasına gelebiliyor” diyor.

Kıskanılan kişi ne hissediyor?
Kıskanılan kişi beraberliğin ilk zamanlarında sahiplenilmeyi hoş karşılayabiliyor. Fakat belli bir süre sonra bu durum iki kişi için de son derece tehlike oluşturuyor. Özellikle kıskanç kişinin bu duygu halinin şiddetini, sıklığını ve süresini arttırdığı durumlarda davranışlarının şiddeti de artmaya başlıyor. Zamanla kıskanılan bireyler bu noktaya nasıl geldiklerini dahi kestiremiyor ve o da duygusal bir çıkmaza sürükleniyor. Bu çıkmaz hatalı davranışları beraberinde getiriyor ve kıskanç kişinin şüpheleri daha da artıyor. Kıskanç kişiler, yaşadıkları duygunun normal sınırları aştığını fark etmeleri durumunda hem kendi hem de sevdiklerinin daha huzurlu olabilmeleri için bir uzmana görünmeleri faydalı oluyor.

Bir Cevap Yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Şu HTML etiketlerini ve özelliklerini kullanabilirsiniz: <a href="" title=""> <abbr title=""> <acronym title=""> <b> <blockquote cite=""> <cite> <code> <del datetime=""> <em> <i> <q cite=""> <s> <strike> <strong>