Çarşamba , 18 Ekim 2017
Anasayfa » GENEL » Bursa’nın dışavurumcu ressamı: Füroy Saydam
Fotoğraf: Erden Cantürk

Bursa’nın dışavurumcu ressamı: Füroy Saydam

Bursa’nın yetiştirdiği önemli ressamlardan biri Füroy Saydam. Henüz genç olmasına rağmen hızlı adımlarla ilerleyen Saydam, özellikle yaptığı portre ve figüratif çalışmalarıyla adından çok söz ettiriyor. Üç katlı bir konakta, annesi, erkek kardeşi, iki köpeği ve onlarca balığıyla yaşayan Saydam sizin için sanatını ve yaşamını anlattı.

Röportaj: Ercan Gök Fotoğraflar: Erden Cantürk

Yıl 1991, Füroy Saydam henüz 6 yaşında. Doğduğu şehir Bursa’da Mithat Paşa İlköğretim Okulu hazırlık sınıfına gidiyor. O dönemde yaptığı resimler öğretmenlerinin dikkatini çekiyor. Sanata ilgisi olan annesi, resim öğretmeni olan bir arkadaşından minik Füroy’a özel dersler aldırmaya başlıyor. Atatürk İlköğretim Okulu ve Setbaşı İlköğretim Okulu’nda devam eden yıllarında yaptığı resimlerin ona ait olduğuna kimse inanmıyor. Ortaokul yılları ise çeşitli sanat atölyelerinde kah modellik, kah çizim yaparak geçiyor.

17 Ağustos deprem gecesi Mahfel Çay Bahçesi’nde sabahlayıp, ertesi gün (o korkunç depreme rağmen iptal edilmeyen) Bursa Anadolu Güzel Sanatlar Lisesi sınavına giren Füroy Saydam, sınavı başarı ile geçiyor.
Anadolu Güzel Sanatlar Lisesi, Füroy Saydam’ın resim ve sanatın diğer alanları ile tanışmasını ve gelişmesini sağlıyor.

2002’de “Tuvale Düşen İlk Adımlar” adlı ilk kişisel sergisini Bursa Şefik Bursalı Sanat Galerisinde açıyor. Uludağ Üniversitesi’nden “Resim İş Öğretmeni” olarak mezun olduktan sonra, çeşitli devlet okullarında ücretli, özel okullarda ise sözleşmeli öğretmenlik yapıyor.

Füroy Saydam şu sıralar yeni sergilerine hazırlanırken bir yandan da Uludağ Üniversitesi Heykel Mezunu olan kardeşi Ulaş Saydam ile kurduğu Banyan Sanat Atölyesi’nde Güzel Sanatlar Liseleri’ne ve Üniversiteleri’ne öğrenci yetiştirmekte ve hobi amaçlı gelen resim meraklılarına kurs veriyor…

Röportaja adınla başlamak istiyorum, Füroy’un anlamı nedir? Bu bir takma ad mı, gerçek adın mı?
Füroy; annem ile babamın isimlerinin karışımından elde edilmiş bir isim. Gerçek ismim. İleri görüşlü olduklarına inanıyorum. Tablolarıma sadece ismim ile imza atabiliyorum. Zira başka bir Füroy yok! En azından şimdilik.

Resim sanatına ilgin ne zaman ve nasıl başladı? Yeteneğini ilk kim keşfetti?
Resim sanatına olan ilgim ilkokul öncesi yıllarımda başladı. Yeteneğimi keşfedip özel dersler aldırıp gelişmemi sağlayan ve bu konuda beni her zaman destekleyen de annem, aynı zamanda beni keşfeden kişidir.

füroy-saydam-(160)
Fotoğraf: Erden Cantürk

Bize biraz tarzından bahseder misin?
Lise yıllarımdan beri birçok akım ve sanatçıları izledim, inceledim. Kübizm bir ara bana çok yakın geldi. Hatta üniversite yıllarımdaki bir hocam tablolarımda kübizmi geliştirip “Füroyizm” yaratma yolunda olduğumu söylemişti.
Sonradan birçok akıma kendimi yakın hissettiğim oldu. Fakat son dönemlerde yer yer akıtma tekniği kullanarak denelemeler yaptığım dışavurumcu portre ve figüratif çalışmalarım bana zevk veriyor, son çalışmalarımda bu yönde.

Ekspresyonizm yakın bir duruşun var ama, portre resimlerin işin içine girince “akımlar arası geçişler” söz konusu…
Ben pek akımlar arası geçiş olarak nitelendirmiyorum… Zaten dışavurumculuk, geniş perspektifi ile olay ve varlıkların dış dünyada nasıl göründüklerinden ziyade, sanatçının iç dünyasına yansımış biçimleriyle anlatılmasıdır. Bende portre çalışmalarımda bunu uyguladığımı düşünüyorum.

Resimlerinde temalar var mı?
Özellikle takılı kaldığım bir tema yok. Ama her resmin bir hikayesi vardır tabi ki. Söyleyecek sözümüz var oldukça, boyayacak resmimiz de olacaktır.

Fotoğraf: Erden Cantürk
Fotoğraf: Erden Cantürk

Resim yaparken sınırlarını neler belirliyor?
Resim yaparken hiçbir sınırım yok. Çizgilerin ve sınırların kalkıp koptuğu bir alandır benim için resim. Resmi sergilemek derseniz eğer, bulunduğumuz çevre ve yaşadığınız şehre ve hatta ülkeye göre o çizgi ve sınırlar söz konusu olabiliyor. Anlaşılmayabiliyorsunuz, yadırganabiliyorsunuz… Hatta taşlanıp, yaftalanabiliyorsunuz…

Portre resimlerinde gerçek modeller mi kullanıyorsun?
Bazen canlı model ile bazen de modelsiz çalışıyorum. Profesyonel model anlayışı Bursa da henüz oturmadı. İlla bir modele ihtiyaç duyarsam yakın çevreme bakınmam yetiyor.

İstanbul’dan birçok sergiye davet aldığını biliyorum. Son dönem portrelerinin bu davetlerin sayısını arttırdığını düşünüyor musun?
Uzunca bir süredir öğretmenlik mesleğim nedeni ile resim çalışmalarım yavaşlamıştı. Banyan Sanat Atölyesi’nin açılışı ile çalışmalarım hız kazandı ve tekrar sergilere katılmaya başladım. Son dönemde portre çalışmalarım ile katılmış olduğum sergilerden olumlu geri dönüşler ve davetler aldım. Ancak sadece portre çalışmıyorum. Önümüzdeki aylarda çok daha farklı çalışmalarımla izleyicilerle buluşmayı düşünüyorum.

Füroy Saydam & Ercan Gök - Fotoğraf: Erden Cantürk
Ercan Gök & Füroy Saydam – Fotoğraf: Erden Cantürk

Bir ressam için Bursa’da yaşamayı tarif eder misin?
Bursa, Türkiye’nin en kalabalık dördüncü şehri olup bünyesinde güzel sanatlar lisesi, fakültesi barındırsa da sanat adına sıkıntılı ve kısır. Devlet galerileri çoğalmalı, özel galeriler açılmalı. Tarihi dokusuyla birçok sanatçıya ilham kaynağı olmuş bu şehrin, gelecekte bu kısır döngüden kurtulacağına, sanat ve sanatçı adına daha nefes alınır bir yer olacağına inanıyorum. Şuan için Bursa’da bir ressam olarak yaşamamın en büyük avantajı İstanbul’a yakın olmak diye düşünüyorum.

Bursa’da resim alıcısı var mı?
Bursalı insanlar genelde resme “hem ucuz, hem de koltuk takımına uygun” dekoratif bir obje olarak bakıyor. Bu ihtiyaca yönelik piyasa resmi dediğimiz türden çalışmalar yapan birçok arkadaşımız var. Bunun dışında sanatsal çalışmaları önemseyen kitle az da olsa tek tük talepler olabiliyor.

Atölyenizin ismi neden Banyan? Anlamı nedir?
Hindistan bölgesinde yetişen bir incir ağacı türüdür banyan. Tek başına bir ormana benzer. Bu ağacın kökleri ile dağıldığı alan 14.500 metrekaredir. Sanatında Bursa da kök salıp ormana dönüşmesi isteğimiz bu ismi seçmemizde etken oldu.

Füroy Saydam'ın fırçasından kendi portresi
Füroy Saydam’ın fırçasından kendi portresi

Güzel sanatlar liseleri ve fakülteler öğrencileri yeterince besleyebiliyor mu?
Anadolu Güzel Sanatlar Lisesi ve Uludağ Üniversitesi Resim İş Öğretmenliği mezunuyum. Kendi adıma şunu söyleyebilirim ki, Uludağ Üniversitesi benim için lise, Anadolu Güzel Sanatlar Lisesi ise üniversite kıvamında olmuştur. 2007/2008 dönemi açılan Bursa Güzel Sanatlar Fakültesi ise daha çok yeni, dilerim gelecekte AGSL mezunlarının tercihlerinde ilk sıralarda yer alır.

Çok güzel bir evde oturuyorsun bu ortam sana ekstra ilham veriyor mu?
Yaşam alanım ve atölyemiz şehrin göbeği diyebileceğim yerde, Nalbantoğlu’nda 1700’lü yıllarda inşa edilmiş 3 katlı bir konak. Elbette böyle bir tarihi dokunun içinde yaşıyor olup etkilenmemek mümkün değil.

Sen ressamsın kardeşin heykeltıraş… Birlikte proje yapmayı düşünüyor musunuz? Ya da yaptınız mı?
Ortak projemiz bir atölye kurmaktı ve Banyan Sanat Atölyesi’ni açtık. 2 yıldır birlikte çalışıyoruz…

Füroy Saydam'ın fırçasından Jimi Hendrix portresi
Füroy Saydam’ın fırçasından Jimi Hendrix portresi

Annenizde sanatla iç içe, evin her köşesinde bir sanatçısı olması nasıl bir şey?
Branşlarımızın ayrı olması sanırım avantajımız, gün geliyor öğretmeni gün geliyor öğrencisi oluyoruz birbirimizin. İnsanın kendisini anlayabileceği kişilerle birlikte olması güzel bir duygu. Hele hele ki, o kişilerin ailesini oluşturuyor olması az bulunur bir tat diye düşünüyorum.

Sanat Sözlüğü
Kübizm nedir?
Kübizm; 20.yüzyılda ortaya çıkarak sanatta köklü değişimler meydana getirmiştir. Kübizm, sanatta eskiye dayalı tüm fikirleri yerle bir ederek bambaşka bir sanat anlayışı ortaya çıkarmıştır. Kübizm, Empresyonizm/ İzlenimcilik akımına bir tepki olarak ortaya çıkmıştır.

Resim ve heykel dallarında fazlasıyla kendisini hissettiren Kübizm, zamanla edebiyatta da varlığını göstermiştir. Resimle, vücut bulan Kübizm, geometrik şekillerle kendisini tanıtmaktadır. Kübist sanatçılara göre dış dünyanın nesneleri sadece göründükleri yanıyla değil görünmeyen tüm yanları ile ele alınmalıdır. Kübizm’in resimdeki en önemli ismi Pablo Ruiz Picasso’dur. Kübist ressamlar arasında Georges Braque, Juan Gris, Fernand Leger, Albert Gleizes, , Roger de la Fresnaye, Andre Lhote gibi isimler yer almaktadır. Kübistler, Empresyonizm’den farklı olarak eşyaları geometrik yapısı ile ele alarak çok boyutlu gösterme amaçlarını gerçekleştirmişlerdir. Eşyaları her yönden vermek isteyen kübistler bu amaçla nesneleri bozup parçalayarak onları her açıdan ele almaya çalıştılar. Kübik resimlerdeki insanlar yalnız dış görünüşleri ile değil düşündükleriyle ve çevresiyle çizilmiştir. Kübik tablolarda sanatçılar, nesneleri ve insanları bu şekilde tüm ayrıntıları ile ele almışlardır.

Kübizm, edebiyat ile tanışması ile 1913’te gerçekleşmiştir. Akımı edebiyat ile tanıştıran isim ise Guillaume Apollinaire’dir. Apollinaire, şiir ile bir resim akımı olan Kübizm’i birleştirerek edebiyata farklı bir soluk getirmiştir. Kübizm, bu şekilde büyük bir yenilik ortaya çıkarmasına rağmen edebiyatta varlığını geniş bir çerçevede sürdürememiştir. Türk Edebiyatı’nda da Kübizm’i temsil eden eserler meydana gelmemiştir. Akım bu şekilde uzun soluklu olmayarak gelişimini tamamlamıştır.

Kübizm Akımının Başlıca Temsilcileri: Pablo Ruiz Picasso, Fernand Leger, Andre Lhote…

Füroy Saydam'ın fırçasından bir portre
Füroy Saydam’ın fırçasından bir portre

Ekspresyonizm nedir?
Dışavurumculuk olarak da bilinen Ekspresyonizm, 20. yüzyılda Empresyonizm/ İzlenimcilik akımına tepki olarak ortaya çıkmıştır. Resim sanatında kendisini gösteren Ekspresyonimz zamanla edebiyata da yansımıştır. Bunun dışında akım diğer sanat dallarını da etkileyerek dışavurumcu bir sanat yaratmıştır.

Ekspresyonizm terimi ilk olarak Almanya’da Wilhem Worringer tarafından kullanılmıştır. Ancak Dışavurumculuk’un mantığı söz konusu terimin kullanılmasından önce de sanatta kullanılmıştır. Ekspresyonizm’in temelinde dış dünya, yaşama karşı büyük bir ‘ruh isyanı’ vardır. Hızla değişen dünya Ekspresyonistleri olumsuz bir şekilde etkilemektedir. Bu ruh ile Ekspresyonistler iç gözleme yönelmişlerdir. Ruhlarında canlanan her türlü fikir ve hissi dışa vurarak bir isyan şeklinde ortaya çıkarmışlardır. Eşyayı, dış dünyayı bu şekilde somut biçimlerden ayıran Dışavurumcular, öznel gerçekçilik ile sanatlarını meydana getirmektedirler. Bu şekilde Ekspresyonistler insanın iç dünyasını en çıplak haliyle ortaya çıkarmaktadırlar. Dışavurumcular bu çıplaklığı yakalamak için içe kapanık bir yaşam ve iç gözlem ile hareket etmektedirler. Ekspresyonist eserler insanın en çıplak ruh halini yakaladıkları için oldukça karanlık olaylar ve kahramanlar ile doludur. Bunun en büyük örneği is Franz Kafka’nın yarattığı kahramanlardır. Kafka, eserlerinde kahramanlarının gizli olması gereken tüm özelliklerini okuyucuya sunmuştur. Kafka’nın kahramanları içe kapanık, toplum tarafından dışlanmış, ruh halleri oldukça karanlık kişilerdir.

Ekspresyonizm Akımının Başlıca Temsilcileri: Franz Kafka, Thomas Stearns Eliot, James Joyce…

füroy-saydam-(218)
Füroy Saydam’ın fırçasından Javier Bardem ve bir kadın portresi

Bir Cevap Yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir