Salı , 21 Kasım 2017
Anasayfa » GENEL » Çalışan oruçlulara önemli notlar

Çalışan oruçlulara önemli notlar

Çalışırken oruç tutanların açlık nedeniyle dikkatinin dağılmaması çok önemli. Bu nedenle hem çalışıp hem oruç tutanlar, mutlaka sahura kalkmalı. Böylece fazla açlık hissetmezsiniz ve dikkatiniz de dağılmaz. Ayrıca işyerinde çok bunaldığınızda yürüyüş ve nefes egzersizleri de sizi rahatlatır

Anadolu Sağlık Merkezi’nden Algoloji (ağrı bilimi) uzmanı Prof. Dr. Ayşen Yücel çalışanlara, Ramazan boyunca iş yaşamında fazla olumsuzluk yaşamamalarını sağlayacak yöntemleri anlattı:

”Oruç tutma nedeniyle özellikle çalışanların en sık yaşadıkları yan etki; öğleden sonra başlayan performans eksikliği ve dikkat kaybıdır. Kimisi de Ramazan’ın ilk günlerinde yoğun baş ağrısı çeker. Bu bazı işyerlerinde o dereceye varır ki; herhangi sıradan bir iş bile halledilemez hale gelir. Her şey oruç ve iftara göre ayarlanıp uygulanır. Ülkemiz gibi devamlı üretmesi gereken bir ülke için yılın bir ayı durmak, büyük kayıp demektir. Çünkü oruç tuttuğu için işini hakkıyla yapamayan bir cerraha ya da hava kontrol görevlisine kimsenin tahammülü yoktur. Dikkat eksilmesinin ana nedeni; açlığın sebep olduğu düşük kan şekeri, yeterli sıvı almamaya bağlı dehidratasyon ve tansiyon düşüklüğüdür. Bunun yanında azalan kan insülin seviyesi de, sodyumun atılımını artırıp, düşük tansiyona zemin hazırlar. İnsanlarda terleme, halsizlik, kaslarda ağrı görülebilir ve baygınlık hissi olabilir. Ellerde titreme ve yoğun dikkat kaybı belirtiler arasında yer alır.”

BOL BOL SU İÇİN…

”Sabah saatlerinde insanlar daha dikkatli çalışabilirler. Öğleden sonra düşen kan şekeriyle birlikte, çalışma isteği ve gücü de azalır. Bu nedenle yoğun dikkat isteyen işler, sabah saatlerine kaydırılmalı. Oruç boyunca görülen halsizlik ve yorgunluk; kan basıncının yani tansiyonun düşmesine bağlı olabilir. Bu sırada terleme, enerji azalması, baş dönmesi görülebilir. Bu hal, özellikle öğleden sonra ortaya çıkar. Bunun nedeni iftar ve sahurda yeterli sıvı ve tuz alınmamasıdır. Bu yüzden kilo başına 30 mililitre suyun tüketilmesi gerekir. Yani 50 kilo olan biri, iftarın ardından 1.5 litre sıvı içmeli.”

EGZERSİZLE GEVŞEYİN…

”Nefes egzersizleri, tıpkı doğum sancıları sırasında uygulandığı gibi yapılabilir. Bu egzersizler; insanın vücudunu zihniyle yönlendirerek kontrol altına almasını sağlayan birçok yöntemden biridir. Ağrıyı kendi kendinize kontrol etmeye çalışırken, bir yandan da vücudun iyi oksijen almasını sağlayarak, dokulara daha fazla oksijen gönderebilirsiniz. Aynı şekilde gerilim ağrılarında, özellikle de kas kökenli gerilim ağrılarında çok sık kullanılan, insanın kendi kendine kaslarını gevşettiği gevşeme egzersizleri de çok yararlıdır. Ve bu egzersizlerin sessiz, sakin bir ortamda, mümkünse sevilen bir müzik eşliğinde yapılması çok faydalı olur. Ama her ikisi için de kişiye önceden bir uzman tarafından bu konuda eğitim verilmiş olması gerekir. Ayrıca imkan varsa, loş ve sessiz bir ortamda uzanma, temiz havaya çıkma gibi birtakım tedbirler de ağrının azalmasını sağlayabilir.”

Bir Cevap Yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir