Cuma , 24 Kasım 2017
Anasayfa » GENEL » Dostoyevski’yi anlamak!

Dostoyevski’yi anlamak!

Hiçbir yazarın, hele ki Dostoyevski gibi dev isimlerin anlaşılmak gibi bir kaygısı yoktur. Ama anlamak kaygısını içten içe güden okur, yazarını anlamak ve her şeyiyle tanımak ister. Bunu başarabilmenin tek yoluysa yazarın yapıtlarının dışında, yaşam öyküsünden geçer…

Behtiye Kaya Kayıhan

19. yüzyıl Rus yazarlarının önde gelen ismi Fyador Mihailoviç Dostoyevski, aynı zamanda varoluşçuluk akımının temel kaynaklarından biri olarak da görülüyor. Yaşadığı dönem ve dönemin sosyopsikolojik düzeni içinde Dostoyevski’yi anlamak ve yapıtlarının ardındaki mesajları net olarak alabilmek için yazarın yaşam hikayesinden haberdar olmak gerekiyor. Bu da okuru sunulanın dışında araştırmacı okur olmaya davet ediyor. Bu yazıda Dostoyevski’nin hayatına ve özelliklede sert çıkışlarına değinerek, sizlere birazda olsa yazarın 19. yüzyıldaki ruh halinin ipuçlarını vereceğim.

Çocukluktan askerliğe aile yaşamı

Dostoyevski 30 Ekim 1921’de Moskova’da dünyaya geldi. Annesi tanınmış bir tüccarın kızı, babasıysa orduda cerrahtı. Eğitimine yaşadığı evde başlayan Dostoyevski, özel bir okula giderek eğitimini sürdürdü. 15 yaşındayken annesini kaybetti ve babasının sert aile reisliği altında, anne korumasından yoksun bir şekilde ezilerek gençliğe adım attı. Petersburg Askeri Mühendis Okulu’nu bitiren Dostoyevski, öğrencilik dönemince Rus ve Avrupa edebiyatına ağırlık vererek, bir çok kitap okudu. Kısa süren askerliğinin ardından, edebiyata yönelerek denemelere başlayan Dostoyevski, babasının çalıştırdığı ırgatlar tarafından öldürülmesinin ardından tek başına yaşamını sürdürmeye başladı.

Eserleri

İlk romanı ‘İnsancıklar’ı 1846 yılında yazdı. Döneminde basımı için çok savaş veren Dostoyevski, 1854 yılında tam sürümüyle ‘İnsancıklar’ı bastırtabildi. İlk Rus toplumsal romanı sayılan ‘İnsancıklar’ın hemen ardından Öteki, Ev Sahibesi, Beyaz Geceler, Bir Yufka Yürekli, Netoçka Neznanova, Stepançikovo Köyü, Ölü Bir Evden Hatıralar, Ezilenler, Yeraltından Notlar, Suç ve Ceza, Kumarbaz, Budala, Ebedi Koca, Ecinniler, Delikanlı, Karamozof Kardeşler gibi eserleriyle edebiyat dünyasına hizmet etti. Amcamın Rüyası (uzun öykü), Bir Yazarın Günlüğü (günlük) ve Batı Çıkmazı: Puşkin Üzerine Konuşma (konuşma) gibi kaleminin dışında eserlere de imza attı.

Eserlerinin genel içeriği

Dünyanın savaşlarla irkildiği ve yoksulluğun diz boyu olduğu iki dünya savaşı arasında ahlak, din ve siyasal konulara bakış açısı ve kullandığı dil döneminde yadırgansa da, aynı zamanda sokağın diliydi de. Roman kahramanlarını ezilmiş, kötü bir yaşama mahkum edilmiş ama aynı zamanda sorgulayıcı yanını kaybetmemiş karakterlerle bezeyen Dostoyevski, aynı zamanda dönemin Rusya’sını da mercek altına yatırmaktan çekinmemiştir. Ayrıntılara ve sokağa olan duyarlılığı, ardından gelen bir çok yazarı etkilemiştir.

İdam mangası ve esaret yılları

Genç Liberaller’e katılmasının ardından, Çar 1. Alexander’ın güvenlik güçlerince ‘devleti yıkmaya çalışmak’ suçundan tutuklandı. Arkadaşlarıyla birlikte idama mahkum edilen Dostoyevski, idam yerinin ve mangasının hazırlıklarını izlemek durumunda kaldığı için, son anda idam kararı düştüğü halde uzun yıllar bu psikolojiden kurtulamadı. Sibirya’da 4 yıl ağır hapis ve 4 yıl askerlik yapmasına dönüşen idam kararı, aynı zamanda O’nun için yeni bir dönem oldu. Mahkumlarla ve bu doğrultuda ezilenlerle daha yakın ilişkiler kurarak eserlerine yeni boyutlar katma imkanına erişti.

Evliliği ve son dönemleri

1854 yılında mahkumluğu bitirip, askerliğe başladı. 1857 yılında evlendi ve maddi zorlukları aşamayınca yazın hayatına dönüş yaptı. Zoraki askerlik cezasının bitimi üzerine Petersburg’a döndü ve ‘Vremya’ adlı bir dergi çıkardı ve yeniden tanınmasında derginin çok faydasını gördü. 1864 yılında eşini ve kardeşini kaybetti ve kötü bir dönemin içine girdi. 1867 yılında yardımcısı Anna Snitkina ile evlendi ve yurt dışı gezilerine ağırlık verdi. 1879 yılında en tanınmış romanı ‘Karamozof Kardeşler’i yazmaya başladı. 1881 yılında Petersburg yakınlarındaki küçük bir kasaba olan, Staraya Russa’da takvimlerin 9 Şubat’ı gösterdiği gün yaşamını yitirdi.

Bir Cevap Yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir