Pazartesi , 11 Aralık 2017
Anasayfa » GENEL » İnternet ve internet kafeler hakkında tüm merak edilenleri Necmettin Teştek’e sorduk
Necmettin Teştek

İnternet ve internet kafeler hakkında tüm merak edilenleri Necmettin Teştek’e sorduk

İnternet dünyasıyla tanışmamızı sağlayan “İnternet Kafeler” artık her evde bilgisayar ve sınırsız internet olduğundan acaba eskisi kadar rağbet görüyor mu? Peki ya “PS Salonları” internet kafeleri ne derece etkiledi? İnternet kafede mi internete girmek yoksa evde mi internete girmek çocuklarımız açısından daha güvenli? İşte bu ve benzeri soruların cevaplarını Bursa’da hizmet veren ÖzlemNET İnternet Kafe ve Bilgisayar Hizmetleri’nin işletmecisi Necmettin Teştek’e sorduk.

Röportaj: Mahir Bora Kayıhan

Çok değil bundan 10 sene önce internet kafeler ülkemiz gençliğinin bilgisayarla ve sosyalleşmeyle ilgili eksikliğine neredeyse %100 cevap veriyordu. Kafeler dolup taşıyor, işletmeciler müşterileri sırayla bilgisayar başına oturtuyordu. Zamanla fiyatlarının düşmesiyle bilgisayar ve akabinde internet tüm evlere girdi.

Peki, bu gelişme internet kafe işletmecilerini nasıl etkiledi? PS Salonları’nın da mantar gibi türemesiyle işlerinde azalma oldu mu?

İşte, bu ve benzeri tüm soruları, ayrıca internet kafe işletmecilerinin tüm sorunlarını Bursa’da hizmet veren ÖzlemNET İnternet Kafe ve Bilgisayar Hizmetleri’nin işletmecisi Necmettin Teştek’le konuştuk.

İnternet kafelerin gelişmesinden işletmecilerin son durumlarına, teknolojinin getirilerinden bilişim dünyasının ülkemizdeki yansımasına, çocuklarımızı internetin zararlarından nasıl koruyacağımızdan internet kafelerin ne derece güvenli olduğuna kadar “internet kafeler” hakkında merak ettiğiniz her şey bu röportajda.

Necmettin Bey, öncelikle bize biraz kendinizden bahseder misiniz?

1976 Manisa doğumluyum. Evli ve 2 çocuk babasıyım. Ailem ben 1 yaşındayken iken Bursa’ya göç etmiş. Çocukluğum ve tüm ömrüm Bursa da geçti, yaşadığım bu güzide şehri ve insanlarını çok seviyorum.

14-15 yaşlarımda annemin zorlamasıyla gittiğim bilgisayar kursunda bilişim sektörüyle tanıştım. O yıllarda bilişim kelimesinin ne anlama geldiğini kestirmek çok zordu. 1990’lı yılların ilk yarısıydı ve DOS 4.0 işletim sistemi kullanılıyordu. Bu mecrada çıktığım mesleki yolda kendimi sürekli geliştirdim. Çeşitli sınavlara girerek MCE, MCSE, MCITP, MCTS sertifikaları edindim. Diğer yanda 3DS Stüdyo Max yazılımını hobi edindim, modelleme, tasarım ve animasyon işleri yapıyorum. DOS sistemle başlayan mesleğimi ise 25 yıldır ilk günkü aşkla sürdürdüğümü söylemeliyim. Sektörümüz sürekli gelişen ve değişen bir sektör. Öğrenmenin yaşı olmadığına, insanın her yaşta her daim yeni bir şeyleri öğrenebileceğine, hem kendisine hem ülkesine faydalı olabileceğine inanıyorum.

İnternet kafe sektörüne ne zaman ve nasıl adım attınız?

Bu mesleğe giren diğer arkadaşlarımın pek çoğu bilgisayarı bu mesleğe başladıktan sonra öğrendiler, öğreniyorlar. Oysa ben bu mesleği tercih ederken sektöre yabancı değildim, insanlar ile iletişimim iyiydi. Az bir sermaye ile başlayıp teknolojiyi yakından takip edebileceğim bir mesleğe sahip olmak ise beni bu sektöre iten en önemli etkenlerden biriydi. Bu sebeplerle 10 Yıl önce 10 adet bilgisayarla internet kafe sektörüne girdim. Şu an 32 PC ile hizmet veriyorum. İşimi severek ve haz duyarak yapıyorum.

Bilişim dünyasına olan merakınız mesleğinize olumlu olarak neler katıyor?

Kesinlikle çok şey katıyor! Teknoloji yerinde durmuyor ve her gecen gün çeşitli yeniliklerle karşılaşıyoruz. Bizde karşılaştığımız ve işyerimiz için uygun olan yenlikleri gerek işyerimizin altyapısında kullanıyoruz gerek ise doğrudan müşterilerimizin kullanımına sunuyoruz.  Gelişen teknolojiyi takip ediyoruz, en uygun teknolojiyi tespit edip kendimizi sürekli yeniliyoruz, müşterilerimize en kaliteli hizmeti vermeye çalışıyoruz. Bu bağlamda ÖzlemNET İnternet Kafe ve Bilgisayar Hizmetleri olarak kaliteyi ve kaliteli hizmet sunumunu ilke edindik diyebilirim. Halkımız sadece medyadan gördüğü, duyduğu yeni teknolojileri kendi mahallesinde ki bir İnternet Kafede kullanma, öğrenme imkânına sahip oluyor. Bu ise internet kafeleri ülke geneline yayılmış ve devlete yük getirmeden özel sermaye ile işletilen bilişim fuarları statüsüne sokuyor. Bu hal Ülkemize verdiğimiz katkının açık bir göstergesidir.

Şunu da belirtmeliyim ki bu mesleği sırf para kazanmak amacıyla yapanlar, işletmesini sürekli yenileme bilinciyle çalışmayanlar, internet kafe mesleğinde uzun süre barınamıyor, 4-5 yıl çalışıyor sonra yok oluyorlar. Bu durumun farkında olan kalifiye işletmeciler ise işyerlerini sürekli geliştiriyor.

Necmettin Teştek
Necmettin Teştek

İlk zamanlara göre “internet kafe” sektörü yerini PS salonlarına bırakıyor. Hemen hemen her evde internet olması kafelere ilgiyi ne derece etkiledi?

Evlerde internet kullanımının yaygınlaşması internet kafelere olan ilginin azalmasına neden olduğu doğrudur. Fakat bizi bu konuda etkileyen asıl unsur internetin artık ceplere kadar girmiş olmasıdır. Diğer yana gençler internet kafeleri hala tercih etmektedirler. Çünkü internet kafeler sanıldığı gibi sadece internet ve oyun yerleri değildir. Aksine, gençlerin sosyalleşme ve iletişim alanları olarak çalışıyoruz.

Başka bir husus da internet kafelerin tercih edilmesine ve gelecekte daha da yoğun halde tercih edilmelerine sebep olacak bir etkendir ki;  dünyada 100 milyar dolar ciroyla Hollywood film sektörünü geride bırakan, Türkiye’de 300 milyon doları aşan “dijital oyun sektörü” gerçeği var! Ülkemizde dijital oyun oynayan insan sayısının ise 25 milyonu aştığı biliniyor. Ülkemizin genç bir nüfusa sahip olması ve bu genç nüfusun oyunlara ve teknolojiye olan ilgisinin her gecen gün artması biz internet kafe sektörünün gelecekte daha farklı bir konuma taşıyacak. Zira 2014 yılında Ülker arenada yapılan bir oyun turnuvasına para ödeyerek bilet alan oyun sever sayısı 10.000 i buldu. E-spor faaliyetleri gelecekte daha da gelişerek “turizm” gibi vazgeçilemez bir sektör haline dönüşecek. Hollanda ve Güney Kore Devletlerinin “Dijital Oyun Bakanlıkları” kurmuş olmaları boşuna değildir. İnternet kafeler ise E-Spor faaliyetleri için yegâne yer ve biçilmiş kaftan konumundadır.

Fakat bunların hiç biri PS salonlarının artmasının asıl sebebi de değildir. PS’lerin artmasına en önemli etken İnternet kafelere getirilen katı kuralların PS salonları için geçerli olmamasıdır. PS salonları külliyen denetim dışında kalan alanlardır. Bizler internet toplu kullanım sağlayıcılar hakkında yönetmelik kuralları gereği pek çok kural ve yasaklara tabiyiz. Özel bir yönetmelikle ayda en az bir defa Mülki amirliklerin koordinasyonunda denetlenen tek esnaf gurubuyuz.  Şiddet içerikli oyun oynattığı iddia edilerek 1.500 TL dan 3.000 TL ye kadar cezalar yazılmaktadır. PS salonları ise çocukların ve gençlerin uğrak yeri olmasına karşın bu alanlar ne denetleniyor ne de ceza uygulanıyor. PS salonlarının çoğalmasına asıl sebep budur.

Bu bağlamda internet kafe sektörünün temel sorunları nelerdir?

Bu soru ile kanayan yaramızı deştiniz.  Her sektörde olduğu gibi internet Kafe sektörünün de kendi içinde gözle görülmeyen pek çok sorunu bulunuyor. Fakat bu sorunların oluşması yeni bir sektör olması sebebiyle doğalken, sorunların 16 yıldır neden çözülemediğini sorgulamak gerekir. Bu bağlamda da 2006 yılı ve sonrasına özellikle irdelemek gerekiyor. 2006 Yılında hakkımızda medya yoluyla yürütülen bir dizi algı operasyonu gerçekleştirildi. Bu operasyonların kimlerin ekmeğine yağ sürdüğünü görebilirsek, sorunun neden çözülemediği de anlaşılır. Bakınız ne demek istiyorum?

2006 Yılı boyunca medyanın gündeminden düşmeyen çocuk pornosu olaylarını hatırlarsınız. İnternet kafeler medya yoluyla bu işin sorumlusu ilan edilmişlerdi. TV de her gün programlar yapıldı, gazetelerde haberler yer aldı, internet kafeler alenen karalandı.  Öyle bir hal aldı ki İnternet kafe denildiğinde özellikle ve özellikle ebeveynlerin ödleri koptu. Peki, sonuçta ne oldu? Bilişim Suçları Bürosu bu işin sorumlularını yakaladı! Öğretmenler,  Doktorlar, Mühendisler yakalandı, hatırlayınız. Ne pornografiyle ne çocuk pornosuyla hiçbir alakası bulunmayan internet kafeler ise toplumun ve devletin güzünde pornocu olarak kaldı! ADSL Satan firmalar kampanya düzenlediklerinde ebeveynler kapıda kuyruğa girdi. TÜİK verilerini incelendiğinde;  2005 yılında 800 Bin olan ev kullanıcı sayısının 2007 yılında 2.2 milyona ulaştığı görülüyor. Dolayısıyla burada oluşturulan yapay algının gerçekte kime hizmet ettiği sorgulanmalı.

Ayrıca oluşturulan bu olumsuz algının bizleri denetleyen birimleri de etkilediğine şahit olduk. Düşünün ki denetim birimlerinin Amiri ve uhdesinde çalışan memuru akşam TV’de internet kafelerin çocukları zehirlediğine ve hatta çocuk pornosu ürettiğini öğrenmişler! Bu ruh haliyle ertesi gün denetime çıktıklarında kanun maddesini vicdanlarının sesine göre yorumlamadıklarını kim söyleyebilir? İnternet kafelere haksız yere cezalar yazılmadığını kim iddia edebilir.

Lakin işin ideolojik ve siyasi tarafları da var. Daha fazlasını anlatmak sektörümüzü temsil eden mesleki örgütlerimize düşüyor. İstanbul’da bulunan İnternet Cafeciler Meslek Odası Başkanı Metin Baltaoğlu’na sorarsanız anlatacağını düşünüyorum.  Netice itibariyle sektör sorunlarımızın çözülmesi için ilk şart gerçeklerin bilinmesidir. Daha açık bir ifadeyle sorunların çözülmesine engel olan “asıl sebebin” doğru tespit edilmesidir.

Aksi halde Devlet çocuklarımız ve gençlerimiz için nezih olması gereken internet kafelere KOSGEB kredisi vermemeye devam eder, çocuklar evlerde ki bilgisayarlarda hiçbir engelle karşılaşmadan nette dolaşırlar. Hatta pedofili hastalarının tuzağına düşüp, ev ortamının da verdiği rahatlıkla kamera karşısında (manken olacakları zannıyla) soyunurlar.  ADSL satan firmalar bu işten ballı ekmek yemeğe devam ederler fakat gelecek nesillerimiz bu halde heba olacaklar.  Dolayısıyla sektörümüzün sorunu olan hakkımızda ki “olumsuz algı” aslında ülkemizin de temel sorunu niteliğindedir.

Peki, bu sorunun çözümü sizce nasıl gerçekleşir?

Bana göre bu olumsuz algının ve buna bağlı halde ortaya çıkan bir dizi karmaşık sorunun çözümü için ilk önce devletimizin gerçekleri fark etmesi ve şefkatli yüzünü bize göstermesi gerekiyor. Yasakla, yasaklamayla bir yere varılamayacağı bilinmelidir. Hele ki anlamı olmayan, akılla mantıkla izah edilemeyen yasaklar, insanları AK Parti Hükümetine düşman ediyor. Hatta halkı Devletine karşı kışkırtmak için çalışanlara hizmet edenlerin “gerekçe” olarak kullandıkları “somut ve belgeli” adaletsizliklere dönüşüyor. Sözlerim daha net anlaşılsın diye bir örnek vereyim.

İnternet kafelerde teknik kriterleri TİB tarafından belirlenip yine TİB tarafından onaylanan içerik filtre yazılımları kullanılıyor. Bu yazılımların ise zararlı içerikleri 100% oranda tespit etmesi, yasaklaması teknik olarak imkânsız. Zira böyle bir teknoloji henüz icat edilmedi. Evlerde Kullanılan Aile Filtresi Çocuk filtresi dahi zararlı içerikleri 100% oranda engelleyemiyor ve aşılmalarda çok basit. Hal böyleyken TİB’in dahi henüz varlığından haberdar olmadığı bir site (denetim esnasında) yasaklanmadı diye “konusu suç oluşturan içeriklere erişimi engelleyici tedbir alınmamış” gerekçesiyle 5.000TL, 7.000 TL hatta 23.500 TL ceza yazılıyor. Ki bu cezalar o işletmenin ticari hayatının son bulması anlamına geliyor.  Bu durumda insanların öncelikle hükümetine ve dahası devletine düşman edilmesi çok kolay. Konusu suç oluşturduğu iddia edilen (aynı veya benzeri) web sayfaları başta para cezasını kesen Kaymakamlıklar olmak üzere tüm devlet kurum ve kuruşlarının bilgisayarlarında, okullarda, hatta TBMM’de ve evlerde bulunan bilgisayarlarda açılıyor. Devlet, devlet olmanın getirdiği güç ve imkânlara rağmen “sayıları milyonları bulan web sayfalarına”  engel olamıyor;  bu halde içeriğin engellemesi sorumluluğunu esnafa yüklüyor! Esnaf engelleyemediğinde de devlet eliyle o esnafın ticari hayatı bitiriliyor ise; bu durumda “adil devlet” iddiasında bulunan hükümet gerçek manada inandırıcılığını yitirir. Bu ve benzeri konular takdir edilir ki devlet düşmanlarının ekmeğine yağ sürer. Biz devletimiz ve hükümetimizin yanında olduk her daim, fakat öncelikle hükümet bu gerçeği fark etmelidir ki sorunun çözümü için ilk adım atılmış olsun.

İnternet kafe sektörünün bilişim dünyasına ayak uydurduğunu düşünüyor musunuz?

Daha öncede söylediğim gibi gelişmelere kapalı olan bir internet kafenin varlığını sürdürmesi mümkün değildir. 1995-96 lı yıllarda 14 inç tüplü monitör ve Celeron işlemciyle başlayan İnternet kafeler sürekli halde teknolojiyi takip ettiler. Bu gün 22-24’inc LED Monitörler, yüksek hızlı ekran kartları, sekiz çekirdekli işlemcilerle çalışan internet kafeler mevcut. Alt yapımızda da köklü değişiklikler var. İnternet Kafelerde artık CCBoot gibi Bilgisayarlarda Hard disk ihtiyacını ortadan kaldıran ve yazılım güncellemelerini tek merkezden sağlayan sunucu sistemleri kullanıyor. Bir takımı 300-400 dolar değerinde olan mause, klavye ve kulaklık kullanan işletmeci arkadaşlarımız da var. Tabi bu nispetteki teknik donanımın bulundurulması elbette ki işin yapıldığı lokasyonun müşteri potansiyeliyle doğru orantılı. Yine de E-Spor faaliyetleri düzenlenen İnternet Kafeler mahalle arasında bile olsalar mümkün olan en kaliteli teknik donanımları bulunduruyorlar. İşini seven ve önemseyen her meslektaşım bilişim dünyasındaki yeni gelişmeleri yakından takip ediyor ve bunları işletmelerinde uyguluyor.

özlemnet3
Necmettin Teştek

İnternet kafe sektörünün gelişimine engeller var mı?

İnternet kafelere yönetmelikle getirilen çeşitli kısıtlamalar var. Örneğin Bilgisayarlarımızda oynattığımız halde aynı oyunu PS cihazında sunamıyoruz. Çünkü Play Station İnternet kafelerde yasak. Evet, hiçbir denetime tabi olmayan PS salonlarında çocuklara ve gençlere serbest, fakat sürekli halde denetlenen internet kafelerde yasak! Pinpon masası da koyamıyoruz. Garip değil mi? Hem çocukların ve gençlerin internette fazla zaman geçirmesinden şikâyet ediyoruz hem de gençlerin sosyalleşme alanı olarak kullandıkları mekânlarda Bilardo gibi Pinpon gibi farklı spor araçlarını yasaklıyoruz.

Ayrıca yönetmelikte olmadığı halde getirilen keyfi kısıtlamalar da söz konusu.  Farklı illerdeki meslektaşlarımızdan duyuyoruz, fotokopi makinası bulundurmasına müsaade edilmeyen, hatta müşterisine çay, kahve, tost satması yasaklanan internet kafeler var. Müşterisine bilgisayar satamayan, bakım onarım işleri yapamayanlar var. Daha pek çok yasaklama var da hepsini sıralamak mümkün değil. Getirilen her yeni kısıtlama internet kafelerin gelirlerini olumsuz etkiliyor.

Dikkatinizi çekmek isterim! Bunca baskıya rağmen mevcut halde bile internet kafelerde bulunan bilgisayarların teknolojisine ulaşan bir devlet okulu yoktur. Çünkü bilgisayar, teknolojisi her yıl yenilenen pahalı bir oyuncak!  Kaliteli halde işe başlayan yerlerin önemli bir kısmı ise getirilen çeşitli yasaklarla zamanla kalitesinden ödün vermek zorunda kalıyor. Bu nedenle halkımız kalitesiz yerlerle karşılaşıyor. Bilmiyorlar ki bu tür kısıtlamalara ve yüksek para cezalarına tabi olan işletmecilerin para kazanması engelleniyor ve gençlerimiz kalitesiz yerlere adeta devlet eliyle mahkûm ediliyor.

Kanun koyucu internet kafelere öğrenci kıyafetiyle giriş yasağı getirmezken, hatta 12 yaş için giriş iznini yönetmelikte özellikle belirtirken; illerin idaresiyle görevlendirilen bürokratlarımız konun koyucudan daha iyi bildiğinden midir bilemiyorum, “öğrenci kıyafetiyle internet kafeye giriş yasağı” koyuyor. Oysa bu tür yasaklara karar alan bürokratlar bir kere daha düşünseler, okuldan kaçan bir çocuğu internet kafede bulabilmenin büyük bir “nimet” olduğunu anlayabilirler. Okuldan kaçan bir çocuğun bir derede cansız bedenini bulmayı ya da sokakta uyuşturucu satıcılarının kucağında bulmayı kimsenin tercih edeceğini sanmıyorum. Bu alanları ziyaret edip, internet kafe işletmecileriyle el ele verip, çocuklarında gönlünü yaparak “ustaca geri kazanmak” çok zor olmasa gerek!

Eğer Devletimiz ve bürokratlarımız bizim yanımızda yer alırsa; teknolojiyi takip etmemiz, arzu edilen kaliteli, sağlıklı mekânları sunmamız,  bizlerden talep edilen kurallara harfiyen uymamız, fakat daha önemlisi kendi çocuğumuz gibi gördüğümüz genç müşterilerimizin eğitimle ilgili sorunlarına dahi çözüm sunmamız mümkün olur. Bürokratlarımız da böylelikle topluma büyük bir hizmette bulunmuş olurlar.

Sektörün daha çok ivme kazanması için neler yapılabilir?

Sektörümüzün ivme kazanmasında öncelikli iş yine devlete düşüyor. Kanun koyucu iyi niyetle olumlu kurallar getiriyor fakat yoruma açık olan, mantıksız veya uygulamada sınıfta kalan kurallar da getirdi. Bu nedenle öncelikle sahada işleyecek nitelikte kurallar oluşturulmalı. Bu noktada mesleki örgütlerimizle mutlak halde istişarelerde bulunulmalı. Kuralları denetleyen denetim personellerinin de “nitelikli” olması için onları özel eğitmek gerekiyor. Denetim işinin ayrıca denetlenebilir hale getirilmesi de önemli bir konudur.

Denetime tabi olan belli başlı teknik konular online sistemlerle uzaktan ve anlık denetlenebilmeli. Örneğin Mülki amirlikler oturduğu yerden bölgesinde faaliyet gösteren bir internet kafede ki filtre yazılımlarının çalışıp çalışmadığını, LOG kayıtlarının tutulup tutulmadığını, sabit IP adresini denetleyebilmeli. Denetim kurallarını içeren formlar da online ortamda oluşturularak uygulamada birlik sağlanmalı. Farklı il ve ilçelerde birbirinden farklı kurallar oluşmamalı. Bu sayede bir tuşa basarak istatistik verilerin alınabilmesi sağlanır. Uygulamada sorun yaşanan hususlar anında bilinir. Kurala uyanla uymayan işletmecileri belirlemek de kolaylaşır.

İnternet kafelerin evlerden daha güvenli olduğunu da artık görmeli ve deklare etmeliler. Toplumda aleyhimize haksız yere oluşturulan olumsuz algıyı yok edecek tedbirleri acilen almalılar.

Bu anlattıklarınızla sektörünüz nasıl ivme kazanır? Biraz daha açıklar mısınız?

Bakınız; Türkiye’de internet kafe sayısı hala 25.000 üzerinde. Her kafede ortalama minimum 30 bilgisayar bulunuyor. Kaba bir hesapla her biri 1.000 USD değerinde olan 750 Bin bilgisayardan söz ediyoruz. Bu bilgisayarlar ise 3 ile 5 yıl arsında %100 oranda yenileniyorlar. Özetle bilişim sektörüne sadece bilgisayar alımlarımızla sağladığımız katkı yıllık 120-200 milyon dolar arasında.

Hal böyleyken bilgisayar ürünleri satan dev sermaye firmalarıyla iş ortaklığı yapmak istiyoruz. Devletin sektörümüze olumsuz yaklaşması nedeniyle bize sıcak bakmıyorlar. Bu firmalarla geliştirebileceğimiz çeşitli iş ortaklıklarından sanki vebalıymışız gibi uzak duruyorlar. Onlara göre hukuki açıdan yarın ne olacağımız belli değil ve ticari firmalar sonu “belirsiz” maceralara girmiyor “yatırım” yapmıyor. Haksız da değiller. Bu durum sektörümüzün ivme kazanmasını engelliyor.

Ayrıca Bilgisayar oyunlarını Türkiye’de pazarına sunan çeşitli oyun firmalarının sektörümüze destek olması da söz konusudur. Fakat onlar şu an bizim yanımızda yer alıyor gibi görünseler de aslında kendi işlerini yürütebilmenin derdindeler. Oysa Dijital Oyunlar konusunda getirilecek her mantıklı kural bu firmaların bize olan desteğini arttıracaktır. Örneğin E-spor faaliyetlerinin belirli kurallar dâhilinde internet kafelerde düzenlemesi, devletin bu konuda güvence olması sektörümüzün ivme kazanmasını sağlayacaktır.  Aksi halde bilgisayar oyunları evlere, çocukların yatak odalarına daha yoğun halde girecek, gözlerden ve denetimden ırak hale gelen bilgisayarlar çocuklarımız ve gençlerimiz için her geçen gün daha büyük tehlike arz edecekler.

Burada internet kafelere E-Spor konusunda destek olmaya çalışan bir kaç firmanın ismini vermek istiyorum, başta Gamesultan, MtcGame, Nttgame, Riot, Nfitnitygame, Lokumgames gibi firmalar Sahada bulunmaktalar. Bence sektörümüzün dahada büyümesi için Bu firmaların yanına yeni firmalarda eklenip çoğalması gerekmektedir. Ayrıca mevcut firmalarında bence daha aktif olup daha fazla İnternet kafeye arkadaşlarımıza ulaşması gerekmektedir.

Kısaca diyorsunuz ki Devlet bize elini uzatsın, yardımcı olsun, biz de kendimizi düzeltebilelim. Doğru mu anladık?

Evet, doğru anladınız. Ve aslında daha fazlasını da söylüyoruz.  Milli Eğitim Bakanlığı başta olmak üzere, Aile ve Sosyal Politikalar Bakanlığı, İçişleri Bakanlığı, Kültür Bakanlığı ve yerel yönetimler gençlere ve ailelere yönelik projeler üretsin. Bu tür proje ve faaliyetlerini internet kafelerden başlatsın, duyursun. Daha açık ifade etmem gerekirse bu alanları karalayıp, yasaklayıp baskı altında tutmak yerine, gençleri ve çocukları sevdikleri yerde “işletmeciyle el ele vererek”  yakalayıp sahiplensin. Biz de devlet güvencesi altında kendi iç dinamiklerimizi kullanalım, işlerimizi büyüyelim. Erkek, kadın, genç, çocuk ve engelli vatandaşlarımıza nitelikli ve güvenilir bilişim hizmetlerini 365 gün kesintisiz sunan, e-devlet hizmetlerinin eğitimini/kullanımını yaygınlaştıran bilişim fuarlarına dönüşelim, diyorum.

Necmettin Teştek
Necmettin Teştek

İnternet kafe işletmecilerinin sorunlarına çözüm olan mesleki teşkilatların çalışmalarını nasıl değerlendiriyorsunuz? Yeterli buluyor musunuz?

Aslında 2003 yılından bu yana çeşitli illerde pek çok dernekler kuruldu. Bazıları iyi de çalıştılar fakat hiç biri arzu edilen etkinliği gösteremedi. Ne yazık ki örgütlenme kültürümüzün eksikliği de bu başarısızlığın temel sebeplerinden biriydi. Baskılar, yasaklar nefes aldırmayacak duruma geldiğinde hızla örgütleniyoruz, fakat sorun oradan kalktığında da daha büyük hızla dağılıyoruz. İşin bu yönü de bizim en büyük eksiğimiz işte… Sanırım 2003 Yılında Diyarbakır’da ve 2004’de Ankara’da İnternet Kafeciler İhtisas Meslek Odaları kurulmuş. 2007 yılında ben meslekte yeniyken ve birçok sorunla karşılaştığım o ilk yılımda İstanbul odası kuruldu. Diyarbakır ve Ankara odaları etkin değildiler. İstanbul’dan çok ümitliydim. Fakat bir süre sonra İstanbul ve Ankara odası birlik içinde Microsoft ile iş ortaklığı yaptılar. Sonrasında oda yöneticilerine şahsi menfaatlerin sağlanan gayri hukuki işlere girişildiği haberleri ayyuka çıktı.

O yıllarda esnaf ezildi, sektör büyük yara aldı. Kafelere savcılık baskınlarıyla Lisanslar satıldı, para ve hapis cezaları kesildi. Baskılardan bunalan esnaflar 2010 Yılında İstanbul Odasına yeni başkanını seçti. Bu olaylara yüksek sesle itiraz eden Metin Baltaoğlu’nu başkan seçtiler. Metin Başkan göreve gelir gelmez Odanın Microsoft Lisans satışlarını durdurdu, baskı ve baskınları önemli ölçüde azalttı. Lisans baskısı ve baskınları süreç içinde tamamen bitti. TİB ile birlikte “Türkiye için İnternet Kafe Modeli” belirlemek üzerinde çalıştı. Birçok proje üretti bazısını hayata geçirdi. Sonra Aile Bakanlığına yöneldi, Bakanlığı ikna edip en önemli projesinin hukuki alt yapısını hazırlamak için Bakanlıkla 9 ay süren bir çalışma yaptı. Çalışmaları yakinen takip ettiğim ve toplantılarına dahi katıldığım için, nitelikli projeler ürettiklerini, iyi çalıştıklarını biliyorum. Ne yazık ki ülkemizin 2013 yılında içine düştüğü ortam bu çalışmaları da sürüncemeye soktu. Ülkemiz ve gençlerimiz için büyük kayıp oldu, çok yazık…. İstanbul oda başkanı bizzat kendisi kafeci meslektaşlarımızın sorunları ile yakından ilgileniyor. Hukuki ve resmi olan her konuda sadece İstanbul ile sınırlı kalmadan Türkiye’de ki bütün meslektaşlara elinde geldiğince yardımcı oluyor.

Peki, Bursa’da ne den bir meslek odası yok? Neden kendi ilinizde örgütlenmediniz?

Yıllar önce bursa ihtisas odamızı kurmak için iki meslektaşımız bir yıldan fazla süre alan ciddi çalışmalar yaptılar. Ne yazık ki muvaffak olmadılar. Mevcut meslek odaları üye kaybetmek istemiyorlar ve yeni oluşumları desteklemiyorlar. Bu iki kurucu girişimci arkadaşımızdan başkan adayı o dönem haksız yere çok hırpalandı. Vazgeçmek zorunda kaldı. Bizde Bursa ilimizde İnternet Kafeciler Yardım ve Dayanışma Derneği adında kendi derneğimizi kurduk, henüz yeni bir dernek. Şu an derneğimizi tanıtmaya çalışıyoruz. Çeşitli projelerimiz var. Mülki amirliklerin ve İnternet kafelerin bursa ilinde yaşadıkları sıkıntılara çareler üretmek, bu bağlamda mülki amirlikler ile internet kafeler arsında üst düzey iletişimi sağlayarak empatik düşünceyi geliştireceğiz. Böylelikle sorunların çözümü kolaylaşacak. Ayrıca Donanım, Oyun ve E-Pin firmaları ile internet kafeler arasında köprü olmayı da planlıyoruz.

Virüs programları, +18 sitelere girişlerin yasaklı olması açısından internet kafeler çocuklar için evdeki bilgisayardan daha güvenli. Bu konuda neler düşünüyorsunuz?

Çok doğru bir noktaya değindiniz. Evlerde kullandığımız bilgisayarlar maalesef güvenlik acısından inanılmaz derecede zayıf ve korunmasız bir durumdalar. Yalnız İnternet kafelerde durum çok farklıdır. Yasal olarak mecburen kullanmak zorunda olduğumuz Filtreleme yazılımlarımız mevcuttur. TIB yasaklamış olduğu her türlü +18 olan pornografik içerikli Web sitelerine, Kumar sitelerine, Terör ve Bölücü sitelere girmek mümkün değildir. Ama bu tarz sitelere sadece evlerden değil, okulların bilgisayarlarından, kamu kuruluşlarının bilgisayarlarından, belediyelerin ücretsiz sunduğu Wifi ağlarından hatta TBMM kullanılan bilgisayarlarından ulaşmak kullanıcıların sadece 1-2 saniyesini alabiliyor. Bu tarz güvenlik önlemleri alınmamış evlerde internet ortamına giren çocuklarımız, gençlerimiz her türlü tehlike ile karsı karsıya kalmaktadırlar. Bundan ötürü benim söylediğimi bir cümle vardır her zaman. “Türkiye’de Güvenli İnternete Girmek istiyor iseniz kesinlikle İnternet Kafeleri Tercih edin”dir. Ayrıca kafelerimizde sadece filtreleme korumaları dışında 7/24 Güvenlik kameraları, IP Log kayıtları düzenli olarak tutulduğundan İnternet Kafeler Güvenli alanlardır.

Bilgisayar çağında çocuk ve bilgisayar arasına nasıl bir set çekilmeli ki; hem çocuğun bilgisayar ihtiyacına engel olunmamalı hem de internetten gelecek zararlardan çocuğu koruyabilmeli?

Bu işi ilk önce anne ve babalar kendi evlerinde çözüme ulaştırmalıdırlar. Çocuklarına bu konuda bilinçlendirmeli ve evde sınırlandırma koymalıdırlar. Bir çocuğun İnternet kafede geçireceği zaman bellidir en fazla 2 saat tir. Ama evde ise bunun sınırını belirleyecek olan anne ve babadır. O yüzden günün belirli saatlerinde anne ve baba gözetiminde bilgisayar ile çocuklar buluşturulmalıdırlar. İnternet kafelerde zaten bilinçli olan kafeci arkadaşlarımız ellerinden geldiğince bu konulara dikkat ediyorlar. Hatta bazen görüyoruz, Kafeci meslektaşlarım kadar anne ve babaların dikkat etmediğini pek çok defa şahit oluyoruz. Anne ve Babalar bazen şu hataya düşe biliyorlar internet kafeleri kreş gibi görüp çocuğunu sabahtan bırakıyor ve akşama gelir alırım diyor ya da çarşıya gidiyor işim bitince gelirim diyor. Kendi çocuğu ne yapıyor ne ediyor takip etmiyor. Şahsen bu tarz durumlara asla kendi işyerimde müsaade etmiyorum.

Necmettin Teştek
Necmettin Teştek

Oyun ve eğlence siteleri dışında ödev yapmak için de internet kafelere gelen çocuklar var. Bu bağlamda internet kafelerin eğitime desteği ne derece var?

Bilgisayar ve eğitimin kesinlik ile ayırmaz bir bütün olduğunu düşünüyorum. Sanki ikisi de bir elmanın yarısı gibiler.  İnternet kafelerden önce eğitimimize destek olması için ödevlerimizi yapmak için ülkemizde sayısı az olan Kütüphanelerin yolunu tutardık çoğu zamanda Kütüphanelerde aradığımız bilgiye ulaşamaz idik. Bilgisayar ve internet dünyamıza girdiğinde artık ulaşabileceğimiz bilgiler en hızlı ve doğru bir şekilde sadece parmaklarımızın ucunda.  Bundan ötürü bu bilgiye ulaşmanın en önemli faktörlerinden biriside İnternet kafeler olduğunu düşünüyorum. Şu da unutulmamalıdır ki, altını belirterek çizmek isterim, teknoloji geliştikçe yeni donanımlar, yeni teknolojiler üretiliyor, İnternet kafelerde bu son çıkan teknoloji sayesinde bilgiye daha hızlı ve pratik bir şekilde ulaşabiliyorsunuz. Buralarda kullandığınız teknoloji maalesef hiç bir okulda da, internet kafelerin ulaştığı son teknolojiye daha ulaşamamıştır. Bundan ötürü İnternet kafeler eğitime de destek konusunda önemli noktalardan birisidir.

29 Yorumlar

  1. Gayet başarılı. Tebrik ederim.

  2. Adam ego patlaması yaşıyor resmen. Söylediği herşeyi yeni cafe açmış birine sorsanız oda aynı şeyleri söyler. Bu adamı ciddiye alan varmı ya :))

  3. Değerli Meslektaşım Necmettin TEŞTEK Beye üyelerim, tüm meslektaşlarım ve şahsım adına teşekkürlerimi sunuyorum. Üzerinde uzun uzun düşünülmesi gereken, ayrıca sektörümüz yanı sıra ülkemizin acı gerçeklerini ortaya koyan bir söyleşi gerçekleştirmiş. Umarım bu söyleşi, kendilerine pay çıkartması gerekenlere ulaşır ve biz ne yaptık, ne yapıyoruz diye bir kez daha düşünürler.

  4. Hikmet Demirkıran

    Necmettin Beye öncelikle teşekkür ederim.
    Harika bir röportaj olmuş anlattıklarını aynen onaylıyorum çok doğru konulara temas edilmiş.
    İnşallah en kısa zamanda daha fazla geç kalmadan Devlet ve Hükümet yetkililerimizde sesimizi duyarlar.

  5. Site yönetimine ve Necmettin beye teşekkür ederiz..

  6. Yüreğine sağlık

  7. Necmettin beye teşekkürler ağzına sağlık bizler işimizi severek yapıyoruz. Topluma hizmet ediyoruz ve mesleğimize saygı duyulmasını bekliyoruz…

  8. tüm emeği geçenlere sonsuz teşekürler

  9. Uzun süredir internet kafeler üzerine araştırma yapıyordum. Bitirme tezim için çok faydalı bir röportaj olacak bu. Eğer izin verirseniz tezimin içine röportajı almak istiyorum. Marmara Üniversitesi iletişim bölümünde okuyorum.

    • baska arastırma kalmadıda internet kafeler mı arastırılıyor artık unıversıtede. baska konu yokmuydu. sızlerde dıgerlerı gıbı yerden yere vurmadınız ınsallah

      • Doğan bey merhaba, tezim internet üzerine. Bir bölümde internet kafeler üzerine. Emin olun yerden yere vurmadım 🙂 Zaten vursam bu röportajı istemezdim. Başarılı bir röportaj yapılmış. Kafeler bölümüm için işe yarayacak birçok konuya değinilmiş.

        • Necmettin Teştek

          Sayın Zeliha Kara Elbettekide yapmış olduğumuz bu röportajı kullanabilirsiniz. Burada dile getirdiğimiz sorunları, sıkıntıların Akademik belgelerde gecmesi elbettekide bizleri memnun edecek olan bir durumdur. Hazırlamış olduğunuz TEZ iniz konusunda size destek vermekten onur duyarız. Yapılan röportajdaki bilgileri Akademik belgeniz olan TEZİnizde elbettekide kullanabilirsiniz. SAYGILARIM ile. Aklınıza takılan her hangi bir durumda profosor16@hotmail.com e-mail adresinden bana ulaşabilirsiniz.

          • Çok teşekkürler Necmettin Bey. Bir sıkıntı olursa mutlaka size yazacağım. İstanbul’dan sevgiler.

  10. Yargısız infazın, haksız eleştiri ve resmen bir mesleki linçin popular olduğu dönemde bir dönemde, internet kafecilik mesleğininin erbaplarından birinin görüşlerine yer verdiğiniz için koyulaci.com yönetimine minnet ve şükranlarımı sunuyorum. İnşallah bu yayın karakteriniz gelişerek devam eder ve sektörünüzdekilere de örnek olursunuz.

  11. İnternet kafeler gunumuzun kültürüdür bence insanların kahveler yerine tercih edebileceği daha sosyal daha gelişime ve geliştirmeye açık bir alternatif. Necmettin bey internet kafeleri bu yönüne dikkat çekerek ps salonları ile arasındaki farkı net bir şekilde ortaya koymuş bu faydalı röportaj için sitenize ve düşüncelerini paylaştığı için Necmettin beye teşekkür ederim

  12. Sıkıntılarımızı dile getirdiğin için teşekkür ederim… Söylemiş olduğun 1 noktaya %100 katılıyorum… Yenilenmeyen İş Yeri Mutlaka kapanmaya mahkumdur…

    Her meslekte olduğu gibi bu meslekte de sütü bozuk olanlar mevcut. Ama bu kendini bilmezleri tüm bu meslek grubuna yaymak yanlış. Halkımızıda bu konu üzerinde bilinçli olmaya davet ediyorum… Bu mesleği yapan 3-5 sütü bozuk yüzünden hepimizi aynı kefeye koymasınlar…

    Nasıl tecavüzcü öğretmen yada imam varsa, biz tüm öğretmenleri ve İmamları tecavüzcü olarak aynı kefeye koymuyorsak lütfen bu röportajı okuyan bireylerde bizleri o sütü bozuklar ile aynı kefeye koymasınlar… Daha önemlisi 3-5 karaktersiz için tüm meslek grubunu çöpe atmasınlar…

  13. Eline yüreğine sağlık Necmettin Testek, çok güzel bir röportaj olmuş.

  14. Değerli Necmettin Testek Kardeşim, ağzına yüreğine sağlık. Çok güzel konulara değinmişsin. Bu sektörden evini geçindiren binlerce insanın dili ve fikri olmuşsun. Maalesef bazı kesimlerde internet Kafeler batakhane, pornografik içeriğin olduğu,çocukların – gençlerin gitmemesi gereken yerler olarak görülse de, işin aslını ve esasını bizler görüyor ve dilimizin döndüğünce herkese anlatmaya çalışıyoruz. Batılı ülkelerde bilgisayar kullanım yaşı 5 yaşına kadar düşmüşken, ufacık çocuklar bilgisayarları vücut parçaları gibi kullanabiliyorken, hatta daha sonra bu çocuklar çok değil 16 – 18 yaşına geldikleri zaman yazdıkları programlar ve oyunlar ile milyonlarca dolar kazanıyorken, bu programları bizim ülkemize satıyorken , bizim bu yasakçı ve ön yargılı yaklaşımımız ile biz teknoloji ihracatını bir türlü gerçekleştiremiyoruz. Basının bizlere daha çok destek vermesi ile daha iyi daha aydınlık günlere ulaşacağımızı düşünüyorum. Ayrıca, keşke Türkiye’de ki diğer esnaflar, ticarethaneler, kurumlar vb. yerler İnternet Kafeler kadar denetlense, o zaman ne gıda terörü olur, nede benzeri olaylar. Hepimizin bağıra bağıra tekrar etmesi gerekir ki, İnternet Kafeler batakhane değildir ! İnternet Kafeler sürekli denetlenir ! İnternet Kafelerde isteseniz dahi pornografik , terör ve art niyetli sitelere giremezsiniz ! İnternet Kafelerdeki bilgisayarlar evinizdeki bilgisayardan çok daha güvenli ve temizdir! Oyun oynarken çocuklar boş zaman geçirmezler, hızlı düşünür, çabuk karar verir, el becerileri gelişir !!! Elbette daha çok söz var buraya yazılacak… Tekrar Sağol Varol Necmettin Testek, ağzına ve yüreğine sağlık, eksik olma…

  15. İnsanları biliclendirme ve öğretme açısından çok başarılı bir röportaj olmuş bunu tüm ebeveynlerin okuması ve çocuklarını yönlendirmesi aciylada başarılı Necmettin beye bu aydınlatici bilgilerinden dolayı teşekkür ederiz . İnt cafe tabularini yeniden dizdi.emegi geçenlere teşekkür ederiz .

  16. öncelikle kahramanmaraştan selamün aleyküm Ağzına yüreğine saklık kardeşim yaklaşık 2000 tam olarak 2001 yılından ber internet erişim merkezi sahibiyim bugüne kadar dile getirip bir türlü kendimizi anlatamadığımız herşeyi dile getirmişsin teşekkürler. Artık mahallenin internet erişim merkezi aynı zamanda güvenli internetcafe ünvanını aldık çok şükür . gel hör ki hala dile getirmiş olduğun medya tarafından yürütülen algı yüzünden internet sahiblerine farklı bir gözle bakılıyordu ama insanlarla artık iletişimi sağladık 15-16 yıl emek verdik çoğu müşterimizin ailesinden olumlu görüşler aldık temiz internet sıfatını omnların gözünde kazandık ama ilk geldiklerinde çocuğum burda herşeye bakar pis şeylere felan gibisinden algı oluşmuştu ama bir müşterimizin annesinden rica ettim ve cafedeki herhangi bir bilgisayara oturup pis seylere girmesini istedim ama kabul etmedi baktım olmuyo buyrun ben yardımcı olayım dedim onu kabul etti yazdığım her yasaklı site tib tarafından onaylanmayıp ayrıca postaneden aile koruması olduğunu da görünce cok ikna oldu ve sevindi çeşke herkes sizin gibi duyarlı işletmeci olsa dedi tabiki gurur duydum ve derken tam 15 yıldır iş yerimizzin güvenilir olduğunu ispat etmek zorun da kaldık ama sanırım başardık çünkü gelen aileler de hep şu algı vardı çocugu7 nasıl güvenebilirim !!! aslında yazacak daha uzun uzun neler var ama şimdilik Necmettin Testek işletmeci kardeşimiz baya dile getirmiş tekrardan teşkkür ederim tüm Kahramanmaraş adına allah sizden razı olsun

  17. Değerli iş ortağımız Necmettin Testek ; Sektördeki değişen dinamikler , yapılan ağır denetimler , iş gücü , eğitim ile olan ilişkisi , arz talep dengesi, Türkiye’deki espor un geleceği hakkında öneriler gibi bir çok konu hakkında hem bilgilendirici , sektör dışındakiler için tanıtıcı bir söyleşi olmuş. Gerekli tüm konulara değinmişsiniz, tebrik eder başarılarınızın devamını dilerim.

  18. Bülent Özgün

    Necmettin Üstada ve bu röportajı yapmayı akıl edinen sayın Mahir Bora Kayıhan’a çok çok teşekkür ederim. İnternetcafecilerin genel sorunlarını gayet ve sade bir dille anlatmış hatta eksiği var fazlası yok, bizi hedef gösteren şahıslar bu ropörtajı okumalı ve bilgi sahibi olmalı, ikna olmadıysa bir internetcafeye girmeli, varsa vakti bir kaç saatini orada geçirmeli gerçekten güvenlimi, yoksa abartılmış ropörtajmı çıplak gözle görmeli berraK akıl ve zihinle tartmalı………Teşekkürler üstad, her ikinizinde eline diline sağlık

  19. Öncelikle Necmettin beye ve sizlere çok teşekkür ederim.Kafeci olarak biz bir aileyiz.Necmettin beyde ailede ne sorun varsa hepsini dile getirmiş.

  20. Öncelikle Selamlar herkese kolay gelsin Hayırlı İşler, Bu röportajda emeği geçen öncelikle site yöneticilerine Teşekkür ederim şahsım adına Necmettin Testek’i destekliyorum. Bizlerin emekçi ve sadece ekmeğimizin peşinde olduğunu bir kez daha gözler önüne sermiş bulunmaktadır. İnternet Kafe İşletmecisi olarak karşılaştığımız binbir türlü zorlukları tek tek sunmuş. İnternet Kafe sektörü yaklaşık 15 yıldır sürmektedir ilk çıktığı günden beri geçici iş olarak bakılan ve bütün sorumluluklarımızı yerine getirmemize rağmen vergilerimizi güvenlik unsurlarını, bizlere merdiven altı esnaf olarak bakanlarda buradan seslenmek istiyorum. Bizler sabah 08:00-24:00 a kadar çalışan emek harcayan kişileriz Lütfen bunları göz önüne alınız. Necmettin Testek bizlerin sesi kulağı olmuştur bu röportajında bizlerin kamuoyuyla paylaşamadığı herşeyi dile getirmiştir. Bir kez daha Teşekkür eder canı gönülden kutlarım..

  21. Yüreğine sağlık kardeşim…

  22. Murat KIRMIZIGÜL

    Açıklamalar çok başarılı olmuş teşekkürler inşallah tüm cafeci arkadaşlarımızın bu konuyu daha ciddi bir şekilde birbirimize destek vererek haklarımızı daha yasal daha nizama uygun hale getirilmesini baskıcı ,ısrarcı doğru bir çalışmayla belgelerle gerekli mercihlere ulaştırabiliriz.

  23. Arkadaşımın fikirlerine tamamen katılıyorum fazlası var eksiği yok Allah yar ve yardımcımız olsun İnternet kafe işletmecilerin

  24. bir internet cafeci olarak necmettin abi herşeyi çok güzel anlatmış.Teşekkür ederim Necmettin abi

  25. Öncelikle Necmettin beye ve sizlere çok teşekkür ederim.Güzel ve önemli konulara değinmişsiniz.Bunlardan biriside güvenli internet.

    Necmettin beyinde açıklamasında belirttiği gibi biz internet cafeleri farklı gözlerle gören bazı insanlar kullandığımız filtre programlarını ve her ay denetimden geçtiğimizi bilmemektedirler.Bir çok yapılan yalan haberlere ve bizlere karşıt yazılan yazılara toplu şekilde tepkimizi gösterdik.

    Bunları bilmeyen kişiler çevresinede yanlış bilgi vererek bizi ve sektörümüzü karalamaktadırlar.Bizler bir çok işi yapıyoruz sadece internet kafe olarak düşünülmemesi gereklidir.Bir çok insanın günlük hayatta yapması gerek işlerini bizler aracılığıyla gerçekleştiriyorlar.

    Umarım bu röportaj kişilerin bilinçlenmesine yol gösterir.Teşekkürler.

Bir Cevap Yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir