Cumartesi , 21 Ekim 2017
Anasayfa » GENEL » Röportaj: Berna  Arıç  Çokusuğlu

Röportaj: Berna  Arıç  Çokusuğlu

Kınık Maden Suları A.Ş.’den özel yaşamına değin merak edilenleri konuştuğumuz Berna Arıç Çokusuğlu,  “Dedem Murat Arıç’ın avcılık yaparken bulduğu bir kaynakla başlar Kınık’ın hikayesi” dedi. Ve ekledi, ” Kınık, Türkiye’nin ilk doğal maden suyu markalarından biridir.”

 

Röportaj: Mahir Bora Kayıhan

İş dünyasının başarılı isimlerini tanıtmayı hedefleyen röportajlarımızdan bir yenisi ile daha karşınızdayız. Kınık Maden Suları A.Ş.’nin başarılı yöneticisi Berna Arıç Çokusuğlu “Sektör” köşemizin konuğu oldu ve iş dünyasından özel yaşamına hakkında merak edilen tüm konuları bizimle konuştu. 13 Nisan 1970 yılında Bursa’da doğan Çokusuğlu, aileden Bursalı olan bir iş kadını. Lise eğitimini Özel İhsan Çizakça Koleji’nde tamamlamış. Evli ve Kanada’da Business Administration bölümünde üniversite eğitimi gören Berhan adında bir oğlu var.

Çokusuğlu, “Böyle güzel bir şehirde yaşadığım için kendimi şanslı hissediyorum” diyerek Bursa’ya olan sevgisini dile getiren bir Bursa aşığı…

Kınık Maden Suları’nın kuruluş hikayesini anlatır mısınız?

Kınık Maden Suları A.Ş. 1952 yılında kuruldu. Hikâyemiz, dedem Murat Arıç’ın avcılık yaparken bulduğu bir kaynakla başlar. Kınık, Türkiye‘nin ilk doğal maden suyu markalarından biridir. Kınık, kurulduğu yıldan itibaren teknolojik yenilikleri takip ederek, sektöre bu anlamda liderlik yapmış bir kuruluştur. Doğal zengin mineralli maden suyumuzun kendine has lezzetinden dolayı,  yıllar içinde çığ gibi artan fanatik tüketicilerine layık olma çabası, bugün bizi Türkiye pazarında ilk üç firma arasına taşımıştır.  27,000 m² açık ve 9,500 m² kapalı alanda 4 hat üretim yapan fabrikamızda; 165,000 şişe/saat dolum kapasitesi ve 3 vardiya ile 24 saat kesintisiz üretim gerçekleştiriyoruz. Doğal kaynaktan gelen zengin mineralli maden suyumuz, filtrelerden geçirilerek üretim hattımıza alınıyor. 1995 yılından itibaren,  tek kullanımlık (dönüşümsüz ) şişelerimizi tam otomatik dolum makinalarımızda el değmeden yıkanarak doluma hazırlanıyor. Kapalı hattan gelen maden suyumuz bu şişelere doldurularak kapakları kapatılıyor, şişeler otomatik etiketleme makinalarımızda etiketleniyor, altılı ve yirmi dörtlü olarak otomatik ambalajlama makinelerimizde shrinklenerek,  müşterilerimizin tüketimine hazır hale getiriliyor.

İlk iş yaşamına ne zaman başladınız ve şirketin başına geçmeniz nasıl oldu?

İlk iş deneyimim, kendi aile şirketimiz olan Kınık Maden Suları A.Ş.’de lise yıllarında yaz tatillerinde babamın da desteği ile başladı. Rahmetli babam Rauf Arıç’ın 1993 yılında vefatıyla kız kardeşim Didem Kurdoğlu yönetim kurulu başkanlığını yürüttü.1999  yılında Didem Kurdoğlu’nun evlenip İstanbul’ a yerleşmesiyle birlikte Kınık Maden Suları’nda yoğun bir şekilde çalışmalarıma başladım.

Öyleyse Kınık Maden Suları bir aile şirketi…

Kınık Maden Suları A.Ş. Arıç ailesi tarafından kendi özkaynakları ile işletilen bir aile şirketidir. Aile bireyleri olarak birbirimize sıkı sıkı bağlılığımız ve sorumlulukları paylaşıp her konuda birbirimize destek olmamız sayesinde bugünlere güçlü bir şekilde gelmeyi başardık. Kuruluşumuzdan bu yana, 63 yıldır uzman profesyonel yöneticilerle çalışmaya özen gösteriyoruz.

Şirketin başına siz geçtikten sonra, başarı ve yükseliş grafiğinde bir değişim oldu mu?

Arıç ailesi olarak bizler, işini seven,  yeniliklere açık, vizyon sahibi, ekip çalışmasına önem veren yöneticiler olarak her dönem,  şirketimizi başarılı bir şekilde yönettik. Şirket değerlerimiz olan kaliteye bağlılık, yasalara ve evrensel değerlere uyma, teknoloji odaklılık, rekabetçilik, işbirlikçilik, analitik düşence yapısı, müşteri odaklılık, etkin yönetim, esneklik, yaratıcılık, maliyet liderliği,  şeffaflık ve sonuçlara odaklılık gibi özelliklerimiz bizi başarıya götüren faktörlerdir. Sürekli olarak kendini yenileyen, teknik alt yapısını geliştiren, insan kaynaklarına yatırım yapan, pazar geliştiren, marka değerini yükselten bir şirketiz. İnsan sağlığına, doğaya, evrensel değerlere ve yasalara uygun üretim yapmak en büyük prensibimizdir. Kalite ve gıda güvenliği işletmemiz için olmazsa olmazlarımızdandır. Bu amaçla sahip olduğumuz ISO 9001 Kalite Yönetim Sistemi ve ISO 22000 Gıda Güvenliği Yönetim Sistemi (HACCP) belgeleri kapsamında sürekli iyileştirmeler, personel eğitimleri ve bilinçlendirmeleri, müşteri memnuniyet değerlendirmeleri, ar-ge çalışmalarıyla, gelişen teknolojinin takibi ve uygulamalarını gerçekleştirerek yenilikçi tatlar sunmak ve bu sektörde liderliğimizi devam ettirmek Kınık kültürünün vazgeçilmezlerindendir.  Gelecekte de KINIK markasının yükselen grafiğinin devamını hep birlikte göreceğiz.

İlk yarımda 2015 hedeflerinize ulaşabildiniz mi?

İlk 6 ayda hedeflediğimiz ciro hedefine ulaşmayı başardık.

Peki, 2016 için başlıca hedefleriniz neler?

Önümüzdeki yıl %15 oranında üretim, satış ve ciro artışı hedefliyoruz. 2015 yılı ciro hedefimizi gerçekleştirmek için, ekip olarak tüm gayretimizle, çalışmalarımıza planladığımız şekilde devam ediyoruz. Sektörün yatırımlar konusunda önde gelen firmalarından biri olarak, meyveli ve sade maden suyu pazarında, önümüzdeki yıllarda da, yeni  ürün geliştirme,  yeni pazar oluşturma ve yeni yatırımlarım faaliyetlerimiz devam edecektir. Bu doğrultuda, 2016 yılında, kapasitemizi yükseltmek için yeni bir üretim hattı planlanmaktayız.

Kınık Maden Suları’nın dağıtım ağında yurt dışı da var mı?

İhracat yaptığımız ülkeler arasında İngiltere, Almanya, Hollanda, Birleşik Arap Emirlikleri, Irak, Suudi Arabistan, Libya, K.K.T.C.  ve İsrail yer almaktadır. Dünyanın farklı ülkelerinden  ürünlerimize talep geliyor ve ihracat departmanımız bunları değerlendiriyor.

Maden suyu sektöründe rekabet nasıl?

Türkiyе jeolojik yapısı nedeniyle maden suyu yönünden dünyаnın іlk 10 ülkesi arasında kabul ediliyоr. Alp Hіmalaya orojenik kuşağı üzerinde bulunması bu zenginliğin önemlі etkilerinden biri. Türkiуe’de tespit еdilmiş 225 maden suyu kaynağı bulunuyоr. Ancak bu pоtansiyelin sadeсe yüzde 2’lik kısmı değerlendirilebiliyor. Yüzde 98’i ise boşa akıyоr. Türkiye’deki mаden ѕuları kalite açıѕından dünyаnın önde gelen maden sularının arasında yer alıyor. Ülkemizde maden ѕuyu sеktöründе faaliyet gösteren, ruhѕat almış 32 firma bulunmakta оlup bunlardan ulusal faaliyette bulunаnlаrın sаyısı ise 12 – 13 firmadır. Firma sayısının çokluğu günümüz koşullarında yoğun bir rekabeti de beraberinde getirmektedir.

Türkiye’deki maden suyu satışlarının yaklaşık %75’i sade, % 25’i meyveli maden suyudur. Türkiye’de kişi başı tüketim 9-10 litre civarında iken Avrupa’da bu rakam 150-170 litre arasında değişmektedir.

Üretim maliyetinizin büyük kısmı ambalajlamaya gidiyor…

Evet. Sektörümüzde gayri safi hasılattan 1% idare payı alınmaktadır. Üretim maliyetlerimizin yüzde 80’i ambalaj malzemelerinden (şişe, kapak, etiket, shrink, mürekkep, stretch sarma)  oluşmaktadır. Alınan bu yüzde 1’lik payın ambalaj malzemeleri dahil hesaplanması sektörümüze aşırı yük getirmektedir. Döviz kurlarında yaşadığımız yükselişler ve kur dalgalanmaları sektörümüzü olumsuz yönde etkilemekte, örnek olarak  yüksek tonajlı ürünlerimizin lojisitik maliyetleri de planlananın üzerinde artmaktadır.

Bir “iş dünyası” kitabında liderliğin doğuştan gelen bir kabiliyet olduğunu okumuştum. Bu tespit hakkında neler düşünüyorsunuz?

Doğuştan gelen beyin kapasitesinin liderlik üzerindeki etkilerine bakıldığında genellikle zekâsı, hitabet gücü, bir veya birkaç konuda yeteneği diğerlerinden üstün olan kişilerin lider olarak öne çıktığını görüyoruz. Bu açıdan bakıldığında, lider olma isteğinin yanı sıra kişinin zekâ kapasitesi  ve yetenekleri, liderlik üzerinde etkilidir. Liderlik için gereken en önemli niteliklerden biri, lider olma arzusudur. Lider olma isteğinin genellikle doğuştan gelen bir özellik olduğunu söyleyebiliriz.

Şirket sahibi olmak isteyen genç girişimcilere ne gibi tavsiyelerde bulunursunuz?

Genç girişimcilere tavsiyem,  önce iyi bir eğitim almaları, sonra hangi işi yapmak istiyorlarsa o sektörde kendi işini kurmuş ve kendi emeğiyle iyi bir yere getirmiş olan iş yerlerine girip çalışarak tecrübe sahibi olmalarıdır. Eğer imkanları el verirse yurt dışında yaşanılacak bir iş tecrübesi de gençlere farklı ufuklar açacaktır. Özellikle  girişimlerin başarısı için, gerekli olan bileşenlerin “kuvvetli bir iş modeli, rekabet üstünlüğü yaratan bir teknoloji ve işi yürütme becerisi” olduğu inancındayım. Girişimi doğru ekiple, doğru vizyonla, sebat ederek takip etmek de ayrı bir önem arz ediyor.

Şirket olarak sosyal sorumluluk projelerine yaklaşımınız nasıl?

Sosyal sorumluluk çerçevesinde, başarılı öğrencileri araştırıp, maddi yönden durumu iyi olmayanlara burs desteği veriyoruz. Bazı derneklere sponsorluk yardımları yapıyoruz. Bu yıl içersinde, T.C. Sağlık Bakanlığı’nın ‘Fiziksel Aktiviteyi Teşvik Projesi’ kapsamında 1 milyon bisiklet dağıtımına Kınık olarak katkıda bulunduk.  Yeşil Hedef Doğa Gönüllüleri Derneği’nin, 2015 Sonbahar Fidan Dikim organizasyonunda İnegöl  Hacıköy’de  katılım sağlayacağız.

Berna  Arıç  Çokusuğlu
Berna  Arıç  Çokusuğlu

Hem anne, hem de işkadını olmak nasıl bir duygu?

Anne olmak çok güzel ve kutsal bir duygu. Bu duyguyu tattığım için kendimi şanslı hissediyorum. İş kadını olmaksa, insanın kendisini güçlü hissetmesini sağlayan bir olgu. İş ve aile hayatını dengede tutmak çaba istiyor, bazen yorucu olabiliyor.

Aile yaşamınız ile iş yaşamınız arasında gelgitleriniz oluyor mu?

Gelgitlerin olmadığını söylesem yalan olur, zaman zaman oluyor elbette. Planlı çalışmayı seven ve zamanı verimli kullanmaya özen gösteren biri olarak iş ve özel hayatımı dengede tutmaya çalışıyorum. İşimi severek yapıyorum, enerjimi etkin kullanarak problemlerin üstesinden gelmeye gayret ediyorum.

Kadınların daha duygusal olduğu gerçeğine dayanarak, sizce iş hayatında duygusallığa yer var mı?

Günümüzün rekabet ortamında duygusallığa yer yok.  Ancak yapı olarak duygusal zekası kuvvetli biriyim. Adil ve merhametli olmaya, çalışanlarımla empati kurmaya dikkat ederim.

İş ve aile yaşamınızdan arta kalan zamanlarda neler yaparsınız?

Dost ve arkadaşlarımla vakit geçirmeye çalışırım. Yeğenlerimi çok seviyorum. Birlikte geçirdiğimiz güzel dakikalar tüm yorgunluğumu alıyor. Seyahat etmeyi seviyorum, günde bir saat yürüyüş yapmaya çalışıyorum. Doğayı sevmem sayesinde  bahçe ve çiçeklerle vakit geçirmekten büyük keyif alıyorum.

Neler okur, neler dinler, neler izlersiniz?

İşimle ilgili kitaplar, özellikle Arman Kırımlı ve benzeri yazarlar. Kulağıma hoş gelen tüm müzik ve sanatçıları dinliyorum. Aktüel tartışma programları, diziler ve vizyona yeni giren filmler tercihimdir.

İş hayatı koyu renklere mi mahkum? Giyim kuşam desem…

Resmi kurumlarla olan görüşmelerimde ve toplantılarda koyu renkler tercihimdir. İşe giderken farklı renkleri, işin dışında spor ve rahat kıyafetleri seçiyorum.

Bu yoğunluk arasında hiç mutfağa girebiliyor musunuz? Hangi yemekleri yapmaktan hoşlanırsınız?

Zaman buldukça mutfağa girmeye çalışıyorum. Et yemekleri, salatalar, hamur işleri, kek ve pasta çeşitleri yapmaktan zevk alıyorum. Yeni lezzetler keşfedip deneyerek uygulamaya çalışıyorum.

Bir Cevap Yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir