Cuma , 24 Kasım 2017
Anasayfa » GENEL » Sadece Sen’in Majeste’si

Sadece Sen’in Majeste’si

Müzik dünyası yeniliklere en açık platform. Yeni bir tarz… Yeni sesler… Ama bir o kadar da acımasız. Daha kendini gösteremeden birçoğu harcanıp gidebiliyor. Majeste de bu dünyaya yeni ayak basanlardan. Henüz onları tanımıyor olabilirsiniz ama “Sadece Sen” filmi ile dinlemeye başladınız bile…

Röportaj: Adile Demirci

İki kişilik bir grup Majeste… Son günlerde “Sadece Sen” filminin müziğiyle adını duyurmaya başladı. Mahsun Kırmızıgül ve Murat Tokat’ın yapımcılığını üstlendiği, Hakan Yonat’ın yönetmenliğini yaptığı film aslında bir uyarlama. Only You isimli bir Güney Kore filminden bire bir uygulanmış. Güney Kore filmlerine meraklı olanların bu uyarlamayı nasıl değerlendireceklerini bilmiyoruz ama umarız film Majeste’ye ivme kazandırır.

Kerem Ozan: Sadece müzikle uğraşıyoruz. Müzik bizim hayatımız. Sırf Majeste'yle de değil, başka sanatçıların ve grupların da albümlerini kaydetmeye devam ediyoruz.
Kerem Ozan: Sadece müzikle uğraşıyoruz. Müzik bizim hayatımız. Sırf Majeste’yle de değil, başka sanatçıların ve grupların da albümlerini kaydetmeye devam ediyoruz.

“Önemli olan müzik!”
Kerem Ozan Şahin (Solist): Majeste’yi 2007 yılında Alper ve ben kurduk. Öncesinde İstanbul ve başka şehirlerde bar konserleri verdiğimiz ayrı ayrı gruplarda çalıyorduk. Ortak arkadaşlarımız tarafından tanıştırıldık ve böylece ilk beste grubumuz Majeste’yi kurduk. Aynı zamanda da ikimiz de ses mühendisi ve aranjör olarak aynı stüdyoda çalışmaya başladık. Başlangıçta grupta bas gitar ve davulda iki arkadaşımız daha vardı ve bildiğimiz rock grubu formatındaydık. Sonrasında biz Alper’le stüdyoda sürekli beraber olduğumuzdan ve bir çok enstrüman çalabildiğimizden dolayı Majeste ikimizin çalışmasına döndü ve şarkılarımızı bu şekilde yapmaya başladık. O zamandan beri de şarkılarımızı ikimiz yazıp, düzenliyoruz. Davulda ve bas gitarda ise bize Mehmet Uludağ ve Tunç Erdem eşlik ediyor. Yaratım aşamasında iki, sahnede ise dört kişilik bir grubuz.

Alper Gemici (Gitarist): Grubumuzun uzun süre ismi yoktu. İsmin acelesi olmadığını düşündük, bizim için önemli olan öncelikle müzikti. Geçen zaman zarfında aklımıza güzel isim geldikçe not aldık. Sıra isim koymaya gelince, birçok ismin arasından bize tını ve anlam olarak en parlak, dikkat çekici gelen isim Majeste’ydi.

Alper Gemici: Kendi şarkımızı radyoda duymak ise tarifsiz bir his. Kendi küçük dünyanızda yarattığınız eserin, o anda binlerce insanın hayatına karıştığı duygusu gerçekten paha biçilemez.
Alper Gemici: Kendi şarkımızı radyoda duymak ise tarifsiz bir his. Kendi küçük dünyanızda yarattığınız eserin, o anda binlerce insanın hayatına karıştığı duygusu gerçekten paha biçilemez.

Bir “pop-rock” grubuyuz!
Alper: Biz aslında tam anlamıyla Pop / Rock yapıyoruz. Hangi türe daha yakın olduğumuz ise şarkıdan şarkıya değişiyor. Yıllarca rock müzik icra ettik ve sahne arkasında Candan Erçetin, Nil Karaibrahimgil, Yalın vb. birçok ünlü isimle pop müzik albümlerinde çalıştık. Bu iki farklı tecrübe bugün yaptığımız müziğin temelini oluşturdu bizim için yani; alternatif bir popüler müzik.

Ozan: Biz kendimizi bir rock grubu olarak tanımlamaktan kaçınıyoruz ve Türkiye’de popüler anlamda gerçekten rock müzik yapan bir ismin olduğunu da düşünmüyoruz. Birçok yeni rock grubu çıkıyor ve çok az insana ulaşabilip silinip gidiyorlar. Bunun nedeni sanıldığı gibi müziklerinin sert olması falan değil, Türkçe müzik yapmamaları. “Türkçe sözlü müzik” yapmakla “Türkçe müzik” yapmak arasında çok büyük bir fark var. Biz bunun farkına erken vardık ve aynı hataya düşmedik. Türkçe müziğe yakınlaştığınız anda dünyada bilinen anlamıyla rock müzikten uzaklaşmış oluyorsunuz. Bu çok doğal ve kötü bir şey değil.

Öte yandan müzikte sonsuz olasılık var ve hem Türkçe hem de alternatif bir müzik yapmak mümkün. Biz bunu başarmaya çalışıyoruz. Bugün Türkiye’de alternatif olarak tanımlanan isimlere dikkat ederseniz, garip bir ses tonuyla veya sarhoş taklidi yaparak, hatta detone söyleyerek farklı olmaya çalışıyorlar. Bu tür denemelerin uzun ömürlü olmadığını düşünüyoruz. Biz ülkemizde müziğe uzun soluklu bir alternatif katmak istiyoruz.

Aşk Dediğin: Sadece Sen
Ozan: Aşk Dediğin yeni albümümüz için yapmakta olduğumuz bir şarkıydı. Yapımcımız Polat Yağcı sayesinde yönetmen Hakan Yonat’la tanıştık. Şarkımızın filmin belli bir sahnesine çok yakışacağını düşünmüşler. Biz de sahneyi izledikten sonra bize kattığı duygularla şarkıyı bir gün içerisinde tamamladık ve gerçekten yer aldığı sahneye çok güzel oturdu. Böylece Aşk Dediğin yeni albümümüzden önce single olarak çıkmış oldu.

Alper: Hem filmle hem de şarkımızla ilgili çok güzel tepkiler alıyoruz. Görünen o ki doğru bir adımmış.

Hızlı tüketim kötü müzik doğurur!
Ozan: Tüketimin hızlı olması müziğin kalitesi açısından maalesef çok büyük bir dezavantaj. Bugün bütün dünyada müzik açısından bir problem. Dinleyici müziği hızlı tükettiği, müziğe ayrılan sabır ve dikkat süresi kısaldığı için müziği üretenler de buna uygun şarkılar yapmaya başlıyor ve ölümsüz müzik eserleri gitgide azalıyor. Bu maalesef bizim de dikkatimizi çeken bir olgu. Ama değişim kaçınılmaz bir şey ve dünya değişmeye devam ediyor. Müzik de bu denklemde değişse de yerini bulacaktır.

İyiysen dinlenirsin!
Ozan: İngilizce müzik yapmak potansiyel dinleyici açısından çok daha avantajlı. Ama artık internet sayesinde dünya çok daha küçük bir yer. O yüzden “Başka ülkede olsaydım…” diye başlayan yakınmalar eskisi kadar geçerli değil. Yeterince iyiyseniz burada İngilizce müzik yapıp dünyaya sunma imkanınız var sonuçta.

Bursa seyircisi çok eğlenceli
Alper: Bursa ülkedeki en önemli şehirlerden birisi ve seyircisi de çok eğlenceli. Bursa’ya konser için sık sık gelmek planlarımız içerisinde. Bu sene de yakın zaman içinde geleceğimizi tahmin ediyoruz.

Ozan: Bursa’lı dinleyicilerimizden çok güzel tepkiler alıyoruz. Hepsine buradan sevgilerimizi yolluyoruz. Umarım yakında görüşürüz!

sadece-sen
Sadece Sen

Yönetmen: Hakan Yonat
Oyuncular: Belçim Bilgin, İbrahim Çelikkol
Tür: Dram / Romantik
Konu: Ali, yaşamında oldukça zor bir dönemden geçmektedir. Nasıl başa çıkacağını düşündüğü bir sırada, sessiz sakin bir hayat sürmekte olan Hazal ile tanışır. Hazal, Ali’nin ketum ve durgun ruhuna büyük heyecan katacak, kalbi onun için çarpmaya başlayacaktır. Birbirlerini tanıdıkça Ali’nin Hazal hakkında öğrendikleri, ona geçmişte kendi yaptığı hataları hatırlatacaktır. Ali her ne kadar boksörlük mesleğini bırakmış olsa da Hazal’a olan aşkı için son bir kez dövüşmesi gerekecektir…

Aşkın engel tanımadığını ortaya koyan Sadece Sen, zorlukların içinde filizlenen bir ilişkiyi beyazperdeye taşıyor. Emekliye ayrılmış bir boksörle görme engelli bir kızın arasında tutkulu bir aşk olabilir mi? Acaba boksörün geçmişi bu aşka başka bir engel mi oluşturacaktır yoksa o güçlü bağ her şeyin üstesinden gelebilecek midir?

Bir Cevap Yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir