Çarşamba , 13 Aralık 2017
Anasayfa » GENEL » Sinemanın dahi çocuğu: Quentin “Jerome” Tarantino

Sinemanın dahi çocuğu: Quentin “Jerome” Tarantino

O akşamı iple çekmişti. Yıllardan beri görmek, tanışmak istediği, hayranı olduğu o adamla tanışacaktı. Hem de beklediği kişi, onun Los Angeles’da oturduğu mütevazı eve, yani onun evine gelecekti…

Ercan Gök

Gençlik yıllarından beri onun oynadığı filmleri takip eder, ‘Bir gün benim çektiğim bir filmde oynar mı acaba?’ sorusunu kendine sorardı. İşte bu teklifi, bu akşam yüzüne bakarak yapacaktı. Aklından bunlar geçerken kapı çaldı. Heyecanla kapıyı açtı. Hayranı olduğu aktör karşısında gülümseyerek duruyordu. Kısa bir selamlaşmadan sonra içeri giren ünlü aktör şöyle bir eve baktı.

‘Solda banyo var, onun yanında yatak odası, salonun hemen yanı mutfak, salon camından baktığında tam karşında kuru temizlemecinin mor beyaz tabelası’ dedi. Ünlü aktörün evine gelmesi yetmezmiş gibi ona kendi evini tarif etmesine ayrıca şaşırdı. ‘Bunu nasıl bilebilirsin?’ dedi. Ünlü aktör, ‘Çünkü yıllar önce bu evde ben oturuyordum’ dedi. Şimdinin ünlü yönetmeni Quentin Jerome Tarantino ile hayranı olduğu aktör John Travolta işte böyle tanıştılar.

 KİTAP HIRSIZI!

Quentin Jerome Tarantino 2 Mart 1963 yılında Knoxwille, Tennessee’de doğdu. Okul hayatı pek parlak geçmedi. Liseyi yarıda bıraktı.15 yaşındayken bir marketten kitap çalarken yakalandı. İlk suçu olduğu için bundan ceza almadı. Sinemada yer göstericilik, bir video kiralama dükkânında tezgâhtarlık gibi hep sinemayla iç içe olduğu işlerde çalıştı.

Çalıştığı yerden, her akşam eve giderken 2-3 film alır, onları izlerdi. Boş zamanlarında da senaryo denemeleri yapardı. 30 yaşına girmeden senaryosunu yazdığı Reservoir Dogs, Hollywood’un onun farkına varmasını sağladı.

Quentin Jerome Tarantino bu filmde Stanley Kubrick, John Huston gibi yönetmenlerden etkilendiğini gizlemedi. Aslında, kuyumcudaki elmasları çalmak için toplanan bir grubun sıradan hikâyesinin anlatıldığı filmde kurgular, diyaloglar, flashbackler ustaca kullanıldı ve başta Harvey Keitel, Tim Roth olmak üzere tüm kadronun oyunculukları o kadar iyiydi ki film çok sevildi. Bu filmde oyuncular maddi yetersizliklerden dolayı kendi kıyafetleriyle oynamak zorunda kalmışlardı. Quentin Jerome Tarantino, Mr Brown karakterini daha sonra diğer filmlerinde birçok kez yapacağı gibi kendi oynadı.

SENARYOLAR KAPIŞ KAPIŞ!

Reservoir Dogs ile beraber, yıllar önce video dükkânında çalışırken yazdığı senaryoları da artık dikkat çekmeye başlamıştı. ‘True Romance’ 1993 Tony Scott, ‘Natural Born Killers’1994 Oliver Stone tarafından beyaz perdeye aktarıldı.

Reservoir Dogs’tan bir yıl sonra Quentin Jerome Tarantino artık başyapıtı için hazırdı. ‘Pulp Fiction’ senaryosunu Roger Avary ile birlikte yazdığı, üç öyküyü tek bir öyküde toplayan bir filmdi. Sık yinelenen flashbackler, ileride adıyla anılacak muhteşem diyaloglar, etkileyici anlatım, mizahla şiddetin karışması seyirciyi çok etkilemişti. John Travolta, Uma Thurman, Tim Roth, Harvey Keitel, Bruce Willis, Samuel L. Jackson gibi usta oyuncu kadrosu da filmin ‘Kült Filmler’ listesine girmesinde etkili olan diğer bir faktördür.

quentin3

KÜLT FİLME, EN BÜYÜK ÖDÜL!

Pulp Fiction, Quentin Jerome Tarantino’yu ilk Oscarıyla da tanıştırdı. ‘En İyi Özgün Senaryo’ dalında ödül aldı. O yıl verilen ödüllerde Tom Hanks’in oynadığı Forrest Gump’ın hep ardında kalsa da IMDB tüm zamanların en iyi 250 film listesinde 13. sırada bulunan Forrest Gump’ı, yıllar sonra Pulp Fiction ile 5. sırada yer bularak geçti.

VE TARANTINO EFSANESİ BAŞLAR!

1997 yılında üç yıllık bir aradan sonra “Jackie Brown”u çekti. Bu filminde Pam Grier, Samuel L Jackson,  Robert De Niro, Bridget Fonda, Michael Keaton gibi ünlü oyunculara yer verdi.

2003 yılında, benim en sevdiğim film serisinin birincisiyle karşımıza çıktı. Kill Bill Volume l. Bu filmde Uma Thurman, Lucy Liu, David Carradine, Michael Madsen görev aldı. Dizinin ikinci filmi Kill Bill Volume ll hemen bir yıl sonra vizyona girdi. İki filmde de Japon Kültürü çok işlendiğinden dolayı adeta bir anime film havası vardı.

quentin4

ONUN DİLİ, ONUN TARZI!

Quentin Jerome Tarantino filmleri bizi kanlı görüntülere, hadi canım bu da olmaz denecek kadar abartılı sahnelere, arka plandaki ayrıntılara, dikkat çekici renklerle sunulan görsel şölenlere, sanki hiç bitmeyecek gibi gelen uzun diyaloglara,özenle seçilmiş fantastik karakterlere alıştırmıştı.

Kill Bill’den sonra, Inglourious Basterds(2009) ile yeniden karşımıza çıktı. Bu sefer yanında Brad Pitt, Eli Roth, Christoph Waltz, Diane Kruger vardı. 8 dalda aday olduğu Oscar Ödüllerinde sadece Christoph Waltz ile ‘Yardımcı Erkek Oyuncu’ Oscar’ını aldı.

2012’de ırkçılığın yoğun bir şekilde eleştirildiği Django Unchained ile Jamie Foxx, Leonardo DiCaprio ve bir kez daha Samuel L. Jackson ile bir önceki filmde Oscar alan aktör Christoph Waltz’ı gördük. Tarantino bu film ile de ‘En İyi Özgün Senaryo’ dalında Oscar aldı. Şu anda çekimleri devam etmekte olan The Hateful Eight filminde de Samuel L. Jackson’dan yine vazgeçemedi. Bu yıl vizyona girecek olan filmde oynayan diğer oyuncular; Kurt Russell, Django Unchained’da Billy Crash karakterini oynayan Walton Goggins, Jennifer Jason Leigh ve Quentin Jerome Tarantino’nun demirbaş oyuncuları Tim Roth ve Michael Madsen.

“OKULA DEĞİL, FİLMLERE GİTTİM!”

Quentin Jerome Tarantino, filmlerindeki kanlı görüntüler, şiddet eleştirisi ve yönetmenliği hakkında sorulan sorulara şöyle yanıtlar vermiştir;

“Kan sadece bir renktir. Bir otomobili patlarken izlemek park ederken izlemekten daha ilgi çekicidir. İnsanlar bana yönetmen olmak için hangi okula gittin diye sorduklarında, okula gitmedim filmlere gittim diye yanıt veririm.’

Quentin Jerome Tarantino filmlerini veya tarzını sevenler kadar eleştirenler, beğenmeyenler olsa da O, listenin başını David Fincher’ın çektiği ‘Tüm Zamanların En İyi Yönetmenleri’ listesinde Federico Fellini, Martin Scorsese, Pedro Almodóvar, Lars von Trier, Jean-Luc Godard, Steven Spielberg gibi ünlü yönetmenlerin önünde 16. sırada yer buluyor.

Bir Cevap Yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir