Pazartesi , 29 Mayıs 2017
Anasayfa » YAZARLAR » Eylül Yağmur Saraçoğlu » Sosyalist siyasetçi korkmaz…
eylülyağmur

Sosyalist siyasetçi korkmaz…

Bu yazıyı yazmak için günlerdir düşünüyorum. Konuyu en iyi şekilde kaleme almak için önce kendi beynimde, kurmaya hazırlandığım cümleleri eleştiriyorum. İnce eleyip sık dokuyorum galiba bu sefer biraz. Çünkü önemli ve konuşulması gerekipte konuşulmayan konulardan birtanesi bu. Neyse yine fazla uzatmadan konuya gireyim.

Bildiğimiz gibi bir genel seçimi ve yürüyüşlerle kutlanmaya çalışılan fakat polis müdahalesi ve valilik engeline takılan bir LGBTİ (lezbiyen, gay, biseksüel, transeksüel, interseksüel) Onur Haftasını geride bıraktık. Uzun zamanlardır olduğu gibi yine bu seçim öncesi geçen süreçte ve Onur Haftasında LGBTİ hakları ve sorunları konuşulmaya çalışıldı. CHP, HDP ve bazı siyasi partiler ve bu siyasi partilerin bazılarının genel başkanları, temsilcileri ve birkaç milletvekili adayı seçim öncesi kıyıda köşede yaptıkları açıklamalar ile LGBTİ haklarını savunduklarını beyan ettiler. Bazı siyasi partilerden ise bazı LGBTİ bireyleri aday oldu.

Peki, genel anlamda şöyle bir bakacak olursak ne oldu? Ne değişti?

Siyasi partiler seçim döneminde aday olan LGBTİ bireyleri ya sıralamaya almadı ya da bir kaçını hatta birtanesini de seçilemeyecek bir sıradan aday gösterdi.

Peki neden bu ortalı oyun?

Türkiyede şu an en önemli sorunlardan biri LGBTİ bireylerin sorunu. Şimdi bana ülkede o kadar olay ve şehit varken neden bunu söylüyorsun diyecekler. Hayır ülkedeki şehitlere rağmen bu olay en önemli sorunumuz. Çünkü bizlerde hergün kan kaybediyoruz. Birgün bir arkadaşımız komalık olana kadar dövülüyor. Birgün birtanemiz öldürülüyor. Birgün birtanemiz aile, birtanemiz çevre cinayetine kurban gidiyor. Bu olay en büyük terör olayından bile vahim. Çünkü konuşulmuyor. Hergün ölenimiz varken kimsenin ruhu bile duymuyor.

LGBTİ sorunları karşısında bu seçim döneminde de o kadar vaade rağmen hiç bir siyasi parti gerçek anlamda birşey yapmadı. En azından seçilebilecek bir sıraya bir aday yerleştirilebilirdi. Tamam belki bütün sorunların çözümü olmazdı ama en azından çok önemli bir başlangıç ve gerçek anlamda bir devrim olurdu.

E hadi neyse vekillik işi olmadı. Bir çok milletvekili adayı seçimlerden önce LGBTİ bireyleri için vaadler verdi. Hatta neredeyse HDP’nin bütün adayları ve CHP’nin bazı adayları LGBTİ Hakları Sözleşmesini imzaladı. Peki, Onur Yürüyüşüne polis müdahalesi varken neredeydi o kadar milletvekili? Ya da sonrasında LGBTİ bireylere yapılan baskılar tehditler ve şiddetler sırasında? CHP’nin bazı milletvekilleri LGBTİ sorunları ile ilgili meclise önerge verdi. Peki neden o kadar LGBTI haklarını savunacağını söyleyen o kadar milletvekili varken o önergenin altında sadece üç imza vardı? Seçim öncesi kullanılıyor muyuz diye aklıma zaman zaman gelen o soru şekli şimdi kullanıldık mı diye şekil değiştirdi.

Bursa’da ki siyasetçiler LGBTİ hakları konusunda sınıfta kaldı. Burada SPoD’un yürüttüğü imza çalışmasına destek vermek için milletvekili adaylarına sözleşme imzalattım. Imza atmayı kabul edenlerden iki aday meclise girdi… Peki ne oldu? Meclise girdi… Iyi güzel onu anladık sonra ne oldu? Işte meclise girdi…

Onur yürüyüşüne polis müdahalesini kınamak için burada bir yürüyüş düzenlemeye çalıştık. Baskılar neticesinde valilik kararı ile iptal edilen yürüyüşü basın açıklamasına çevirdik ve basın açıklaması sırasında taşlı saldırıya uğradık. Peki tüm bunlar olurken neredeydi o milletvekilleri?

Şimdi şöyle bir algı var siyasetçilerde; ben destek verirsem homofobi ve transfobiden nasibimi alırım. Toplum henüz buna hazır değil. Ben henüz buna hazır değilim. Bunları kesinlikle tahmin üzerinden söylemiyorum. Bizzat konuşmalar sırasında geçen cümleler bunlar.

Peki, toplum henüz buna hazır değilse sen neden siyasetçisin?

Kendine devrimci sosyalist diyorsun ama inanç olarak birşeyleri değiştirme konusunda eksiklerin varken neden siyasetçisin ki?

Toplumu buna hazırlamak için birşey yapmıyorken toplum buna asla hazır olamaz ki. Bügüne kadaf toplum hiçbir devrime hazır değildi ama o devrimleri gerçekleştirenler bundan çekinmedi, korkmadı ve şimdi o yüzden onların ismini tarih hala anıyor. Bir siyesetçi eleştirilmekten korkarak ve bir sonraki seçimde alacağı oyları hesaplayarak yapılması gereken şeyleri yapmaktan kaçınmaz. Zaten ortada bir sorun varken sen onu çözmek için bir adım atamıyorsan seçilme bir daha ki seçimde bence. Neye yarar senin mecliste olman sorunları dile getiremeyeceksen.

Görüyoruz ki LGBTİ haklarını LGBTİ bireylerinden daha iyi kimse savunamayacak. Birleşmeliyiz. Kendi siyasetimizi kendimiz yapacak kadar gücümüz ve çoğunluğumuz varken bir an önce birleşip sesimizi.kendimiz duyurmalıyız. Çünkü herkesin kendine sosyalist olduğu bu ülkede kimse LGBTİ bireylerinin sorunları için kendini öne atmak istemiyor. Kürt milletvekili kürt sorunuyla, alevi milletvekili alevi sorunuyla, onun milletvekili sadece onun sorunuyla ilgileniyorken kimsenin sosyalizm masalına inanıp zaten çok büyük zaman ve kan kaybetmişken kendimize, geleceğimize ihanet etmiyelim…

Bir Cevap Yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Şu HTML etiketlerini ve özelliklerini kullanabilirsiniz: <a href="" title=""> <abbr title=""> <acronym title=""> <b> <blockquote cite=""> <cite> <code> <del datetime=""> <em> <i> <q cite=""> <s> <strike> <strong>