Çarşamba , 20 Eylül 2017
Anasayfa » YAZARLAR » Mahir Bora Kayıhan » Türkiyeliyim… Ermeniyim… İliklerime kadar da Anadoluluyum…
mahirborakayıhan

Türkiyeliyim… Ermeniyim… İliklerime kadar da Anadoluluyum…

diyor Hrant Dink… Ve ekliyor, “Bir gün dahi olsa, ülkemi terk edip geleceğimi ‘Batı’ denilen o ‘hazır özgürlükler cenneti’nde kurmayı, başkalarının bedeller ödeyerek yarattıkları demokrasilere, sülük misali yamanmayı düşünmedim. Kendi ülkemi de o türden özgürlükler cennetine dönüştürmek ise temel kaygım oldu. Şu anda -yaşayabildiğim ya da yaşayamadığım- haklara da bedavadan konmadım, bedelini ödedim, hâlâ da ödüyorum…”

Bir kitap kurdu olan sevgili arkadaşım Canan Güleç’in aldığı kitapları incelerken yeniden karşıma çıktı Hrant! Birkaç yıl önce okuduğum ve çok etkilendiğim biyografi kitabını hem sizlere hatırlatmak, hem de hafızamı yenilemek için yazayım istedim. Tuba Çandar’ın üzerinde üç yıl çalıştığı biyografi kitabı Hrant’ı okurken insanın içi cız ediyor. Yitirilen canın değeri, onunla birlikte yitirilenler can yakıyor. Ama sıkı bir okuyucu olarak beni en çok üzen şey ise, Hrant Dink gibi bir ismin biyografi kitabını “otobiyografi” başlığı altında okumak varken, “biyografi” olarak okumak! Gönül isterdi ki Hrant kendi anlatsın, kendini…

Kitabı okuduğum dönemde Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi’nin (AİHM) Türkiye’ye kestiği fatura henüz sıcaktı. Ailesi ne diye mahkemeye vermiş, mahkeme nasıl bir fatura kesmişti hatırlayalım:

AİHM, ölümünden önce Hrant Dink’in ve daha sonra ailesinin yaptığı 5 ayrı başvuruyu ele aldığı davayı ortak bir karara bağlamış, Avrupa İnsan Hakları Sözleşmesi’nin yaşama hakkı, ifade özgürlüğü ve etkili başvuru hakkıyla ilgili maddelerini ihlal ettiğini düşündüğü Türkiye’yi, 105 bin Euro’su manevi, 28 bin Euro’su ise mahkeme masrafı olmak üzere 133 bin Euro tazminat ödeyemeye mahkum etmişti…

Türkiye de bu karara itiraz etmeyeceğini söyleyerek ödemeyi kabul etmişti…

Ben inanıyorum ki; Türkiye kesilen faturayı sadece AİHM’nin cezası olduğu için değil, değerli bir gazetecisini kaybettiği için ödeme kararı aldı. Yoksa itirazlar, uzatmalar vs vs…

Yitirilen can çok değerli bir candır… Yazıktır… Hiç yaşanılmaması gereken olaylar yüzünden dünyanın herhangi bir yerinde ölen, herhangi bir gazeteciye de yazık olduğu gibi Hrant Dink gibi barış kokana da yazıktır…

Hrant Dink’in yaşam hikayesini okuyucuya başarılı bir şekilde sunan kitap, Hrant Dink’in eşinin, ailesinin, dostlarının anlatımı, acılarının yanına; fotoğrafların yitirilenden sonraki en yakıcı halini de katarak büyüyor. Bir ilk olmasına rağmen, ardından çıkacak Hrant Dink biyografilerine de rehberlik edecek donanımıyla biyografi okurlarına doyurucu bir okuma sunuyor…

Okumak, okutmak, unutulmayacak bir yaşama daha yakından bakmak için bu kitabı es geçmeyin…

Ve teşekkürler Canan, bu kitabı alarak bana hatırlattığın değerler için…

Bir Cevap Yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Şu HTML etiketlerini ve özelliklerini kullanabilirsiniz: <a href="" title=""> <abbr title=""> <acronym title=""> <b> <blockquote cite=""> <cite> <code> <del datetime=""> <em> <i> <q cite=""> <s> <strike> <strong>